2010 Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2010 Dünya Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2010 Salı

Dünya Kupasının Ardından


Futbol güzel oyun, heyecanı bambaşka ve yıllardır kitleleri peşinden sürükler..sayı olarak da en çok gözün üzerinde olduğu organizasyon Dünya kupalarıdır. başlarken heyecan büyük, biterken yine bekle bakalım 4 sene daha tadında bir üzüntü. bu kez kazanan, kendi adlarına bir ilk olması açısından da ayrı bir önem arz eden İspanya. hak ettiklerini söylemek hiç yanlış olmaz. bir önceki yazıda muazzam bir jenerasyonun bir arada olduğuna dikkat çekmiştim ve o jenerasyon 2008 Avrupa Şampiyonası ardından 2010 Dünya Kupasında da zafere ulaşmayı başardı. oynadıkları oyuna futbolseverler saygı duyuyorlar ve seveni de çok İspanya'nın.

kupaya uzandıkları final maçı dahil eleme turlarında aldıkları 1-0'lık galibiyetler sadece ilginç bir istatistik detayı çünkü onlar aman gol yemeyeyim arada da bir tane atayım sıyrılayım gideyim peşinde değiller. topla oynamayı, topu koşturmayı çok seviyorlar ve tabi bunu iyi beceriyorlar. Finalde Hollanda bunu bozabilmek için taktik adı altında ekstra sert oynadı, Almanlara göre daha başarılı olduklarını söyleyebilirim. maçın içerisinde de kontra toplarda mutlak gol pozisyonlarına girdiler ama sahada hakim olan İspanya idi. belki 4 dk. kala Iniesta golü olmasa penaltılarda işin rengi her zaman değişik olur tezi devreye girebilirdi ancak işte buna bile imkan vermeden golü buldular. İspanya'nın bu oyununu kime kabul ettiremeyeceğini bilmiyorum ve onlar oyunu bu şekilde domine ederek kupaya uzandılar.

geriye dönüp beni bu turnuvada en çok etkileyenler üzerinden konuşursak, Dünya kupasının en iyi oyuncu ödülünün çok doğru birine gittiğini söyleyebilirim. Diego Forlan da en az İspanya kadar bu ödülü hak etti, takımı için çok önemli ve fark yaratan bir oyuncu. bir sonraki dünya kupasında olur mu olmaz mı bilinmez ama kariyerinin sonlarına doğru aldığı bu büyük ödül çok değerli. Forlan üzerinden ilintili olarak Uruguay'ın bitirdiği derece açısından önemli bir başarı elde ettiğini söylemek mümkün. 2002'de Türkiye'nin önünün açıklığına çok benzer (2.turda Asya takımı ardından çeyrek finalde Afrika takımı) bir gidişle bu sonucu almalarına rağmen başarı göz ardı edilemez. yine kendi çıtalarını sonuç olarak yukarı çeken Paraguay ve Gana da başarılı oldular bana göre. ilginç bir istatistik; herkesin en az bir kez yenildiği turnuvada Yeni Zelanda namağlup ünvanını elde etti. Almanlar Thomas Müller ve Mesut'u oldukça öne çıkardılar. Japonya'dan Honda, Slovakya'dan Vittek, Gana'dan Gyan Asamoah, Uruguay'dan Luis Suarez performanslarıyla parlayan isimler oldular.

Brezilya'da düzenlenecek 2014 dünya kupasına kadar futbola dair pek çok şeye şahit olmak mümkün. sonuçta ne diyoruz, zaman bu nasıl geçtiğini geriye dönüp bakınca anlıyorsunuz!

11 Temmuz 2010 Pazar

Final Tahmini


zaman yine çabuk geçti ve koca bir turnuva daha geride kalmak üzere..bu aklı başımda izlediğim veya izlediğimi sandığım 6. dünya kupasıydı. Maradona etkisiyle Arjantin'e sevdalanmam ve hadi oturup izlemeye başlayayım dediğim günden bugüne 20 yıl. Arjantin yine hayalkırıklığı ve hüznü yaşattı ama geride kalan zaman futbolun sunduğu tartışmasız heyecan bakımından oldukça güzel - ki bu turnuvaya özellikle ilk grup maçları itibariyle ne kadar sıkıcı başlamıştık -

bu gece final oynayan iki ülkeden biri dünya kupasını kazananlar listesine yeni kayıt olacak. Hollanda'nın 1974 ve 1978'de üstüste 2 kez evsahipleri Almanya ve Arjantin'e kaybettiğini biliyoruz. İspanya ise tarihinde ilk kez dünya kupası finali oynayacak. bir de herkesin bildiği üzere kupa ilk kez kıtasının dışına çıkacak ve bir Avrupa ülkesine gidecek, daha önce Avrupa ülkelerinin kıta dışında bunu başaramadıklarını biliyorduk. Hollanda finale kadar tüm maçlarını kazanarak geldi ve kupayı kazanırsa her maçını kazanarak şampiyon olan 4. ülke olabilir (1930 Uruguay, 1938 İtalya, 1970 ve 2002 Brezilya) fakat İspanya açısından bir ilk istatistik olabilir o da turnuvadaki ilk maçında kaybedip sonunda dünya kupasını kazanmak. bunu yapan yok.

maçın özelinde şunu söylemek mümkün; İspanya topa fazlasıyla hükmeden, pas trafiği ile rakibi sinir eden, gücünü bence orta sahasından alan ama savunması ve hücum hattı oldukça iyi olan bir takım. muazzam bir jenerasyon yakaladıkları ortada. diğer tarafta bu kadar komple olmadığını düşünebileceğimiz ancak hücum hattında şapkadan tavşan çıkarabilecek potansiyelde adamları olan Hollanda. yarı finalde Almanya'yı çaresiz bırakan İspanya'da turnuva boyunca form yakalayamayan Torres'in kenara çekilip Pedro'nun sahaya sürülmesi ile oluşan etki de aklımızda. bu akşam da Torres'in kenarda başlaması olası. hakim olan İspanya'nın belirgin favoriliği ancak artık ortada bir dünya kupası var ve bu kadar yakınken kimse kolay pes etmez. futbol garip oyun, enteresan tesadüfler, pozisyonlar vs. ancak normal şartlarda İspanya bu dünya kupasını kazanacak gibi duruyor buradan bakınca. bakalım akşam neler olacak..

Tahmin: İspanya

6 Temmuz 2010 Salı

Yarı Final Tahminleri


Dünya kupasında finalistler belli olmak üzere..yarı finallerden ilki bu gece 21.30'da Uruguay ile Hollanda arasında. yarın akşam ise son Avrupa Şampiyonasının finalistleri bu kez dünya kupasında finale çıkmak için mücadele edecekler. 2. turdan itibaren bir alışkanlık haline getirdiğim maçlar öncesi tahminlere devam ediyorum;

Uruguay - Hollanda
Güney Amerika takımlarının çeyrek finaldeki çokluğu dikkat çekerken Brezilya-Arjantin-Paraguay'ın elenmesi ile yola devam eden tek güneyli Uruguay kaldı. hem de Güney Amerika elemelerinde son anda 5. olup play-off oynamak zorunda kalmışlar ve buraya öyle gelmişlerdi. grupların bitiş şekli itibariyle yolu biraz açılan Uruguay bunu iyi değerlendirdi ve önemli bir yere geldi. bu kez karşılarında Hollanda var ve çeyrek finaldeki Gana eşleşmesinden buraya oldukça yaralı / yıpranmış geliyorlar. özellikle bu maçta Luis Suarez ve oynayamaması halinde (çünkü bir delilik yapıp oynarsa şaşırmam) Lugano'yı arayacaklar. buna karşın Hollanda ise ideal kadrosunda. gruplar aşamasından buraya her maçlarını kazanan tek takım istatistiğine sahipler ve 1974-1978 finalleri üzerine tekrar bir final peşindeler. mevcut potansiyel ile Hollanda'nın finale bir adım daha yakın olduğunu düşünüyorum, eğer Uruguay bunu bozacaksa biraz ekstra oynamalı.
Tahmin: Hollanda
Almanya - İspanya
İngiltere ve Arjantin'i 4'er gollü galibiyetlerle sürklase eden Almanya'da turnuvada en çok öne çıkardıkları isimlerden Thomas Müller cezalı, yerine büyük olasılıkla Trochowski oynayacaktır ve sistemleri çok sıkı olan Almanlar bundan etkilenmezler diye düşünüyorum. diğer tarafta Portekiz ve Paraguay'ı 1-0'lık skorlar ile geçen İspanya'da ise kadro ideal. iki takımın en son Avrupa Şampiyonası finalinde karşılaştığını biliyoruz, Torres'in golü ile 1-0 kazanan İspanyollardı. yarınki maçta muazzam bir orta alan mücadelesi beklenebilir, Almanya İspanya'nın o potansiyel pas trafiğini kesmek için çabalayacak. eşleşmenin çok dengede olduğu, maçın tahmininin çok zor olduğu ortada ve uzatmaya gidebilme potansiyelini bir kenara koymak gerek. tahmin mecburiyeti olmasa boş bırakabilmeyi yeğlerdim, o derece. fakat son kertede Almanya diyorum.
Tahmin: Almanya

4 Temmuz 2010 Pazar

Orta Sahada Yalnız Kalmak!


Arjantin için yine hüzün var ve bu kez çok ağır bir skor! 2006 dünya kupasından sonra yine çeyrek finalde Almanya ile eşleşme olunca Arjantin için rövanşı alma, 20 senedir ulaşamadığı yarı finale ulaşma ve 24 yıllık hasreti bitirmek için önemli bir engeli geçmekten bahsedilebilirdi.

Fakat bütün bunların olmasını çok zorlaştıran bir saha içi diziliş var. Arjantin için çok büyük bir efsane olan Maradona'nın takıma kenardan motivasyonu diye bahsederken saha içi teknik-taktik konularda sıkıntılardan bahseder olmuştuk. bana göre Maradona 2. turdaki Meksika maçına çıktığı orta saha ile Almanya karşısına çıkmamalıydı, Mascherano'nun tek kaldığı sağ ve solunda Maxi ile Di Maria olan orta saha Almanlara kaybeder, bunun kaçışı yok. Maradona ne yapabilirdi diye açarsak; ortada topu yönlendirebilen, takımın savunma-hücum dengesine ayar verebilecek Veron oyuna başlayabilir ve Mascherano ile yakın oynaybilirdi. bunun olması için Maxi kulübede başlayıp duruma göre daha sonradan düşünülebilirdi ki bu bahsettiğim düzen 4-2-3-1 şekline yakın bir diziliş. buraya işi sıkı tutmak adına Bolatti bile eklenebilir fakat Maradona orta sahadaki hücum potansiyeli çok olan adamlardan ve öndeki Tevez-Messi-Higuain 3'lüsünden vazgeçmedi.

Almanya'nın maçın hemen başında bulduğu gol bir duran top işi ve duran topun yaşandığı an sahadaki taktik dizilişin bir anlamı yoktur, herkes adamını alır, rakipten önce topu uzaklaştırmaya çalışır, kaleci dikkatlidir vs. fakat burada Almanlar ince bir kafa dokunuşu ile öne geçtiler, ardından Klose ile kaçan önemli bir gol, maçın içinde orta sahadaki kopukluk nedeniyle kapılan toplar ile kolayca rakip sahaya geçiş..Maradona'dan henüz bir müdahale gelmezken Arjantin 2. yarının yaklaşık ilk 20 dk.sı Almanya kalesine belirgin bir baskı kurmaya çalıştı. golü bu kısımda bulması gerekiyodu ancak başaramadılar ve Almanya'nın 2. golü ile maç koptu gitti ve sonunda ortaya kötü bir skor çıktı.

Almanya çok bariz bir sistem takımı buna karşın Arjantin ise Maradona'nın vazgeçmediği fazla hücumcu orta saha ile ancak bu kadar. maçı orta sahada kaybetmek bu olmalı. tabii maç başlamadan kimsenin beklemediği bir skor bu ancak aşağı yukarı bazı korkulan şeylerin de gerçeğe dönüşmesi bu şekilde oluyor. Meksika maçından sonra Maradona'nın farklı birşeyler üretmek için 6 günlük bir zamanı vardı ama o vazgeçmedi ve Arjantin bir kez daha kaybetti.

2 Temmuz 2010 Cuma

Çeyrek Final Tahminleri


Çeyrek finaller başlamak üzere..artık biraz üzgünüm belki turnuvanın en heyecanlı aşamalarına geldik ama sonunu da görmeye az kaldı. çeyrek finallerden ilk ikisi bu akşam oynanacak, onlar başlamadan 2. turda yaptığım gibi tahminlerde bulunayım (2. turda 8'de 6 tutmuştu - kendi kendime istatistik)

Hollanda - Brezilya
bir tarafta dünya kupasını en çok kazanmış, diğer tarafta bunu hiç başaramamış ama turnuvalar boyunca hep yukarıları zorlamış büyük takım sınıfında. futbolsever için güzel eşleşme. bu eşleşmede yarı final için kendi adıma net bir favorim olmasa da Brezilya'nın biraz daha ağır bastığı fikrindeyim. maçın uzatmaya, penaltılara gitme ihtimali dahil herşeye açık olduğu ortada. tahmin hakkımı biraz önde olduğunu düşündüğüm Brezilya'dan kullanıyorum.

Tahmin: Brezilya

Uruguay - Gana
turnuvanın başında çeyrek finalde bu iki ülke eşleşecek diye ortaya bir laf atılsa herkesler bir hadi canım sende tepkisi verirdi ama bu akşam 21.30'da santradalar. Uruguay dünya kupasının ilk düzenlendiği yıllara 2 şampiyonluk sıkıştırmış bir ülke, Gana ise dünya kupaları tarihinde çeyrek finale çıkabilmiş 3. Afrika ülkesi. gücünü mücadeleleri ile gösteren Ganalılar bir adım daha ilerisine gidip çıtayı oldukça yukarı çekmek isteyeceklerdir ama Uruguay'ın yarı finale daha yakın olduğunu düşünüyorum.

Tahmin: Uruguay

Arjantin - Almanya
işte tarafı olduğum merakla beklenen eşleşme. Almanya yine büyük bir turnuvada yukarılara tırmanmış durumda, Arjantin ise Maradona yönetiminde hasreti bitirmenin peşinde. 1990 finali ve 2006 çeyrek finalinin rövanşları alınacaksa zaman bu zamandır. bunu yapmak için Arjantin'in orta sahayı Almanya'ya kaptırmaması gerek. çok pis eşleşme, tahmini zor ama duygusallığı da katarak bu kez Arjantin diyorum.

Tahmin: Arjantin

Paraguay - İspanya
bir tarafın diğerine göre en belirgin ağır bastığı eşleşme. daha ziyade bir 2. tur eşleşmesi gibi. Paraguay'ın biraz direnmesi gerek, futbol bize bunun olabildiğini geçmişte gösterdi ancak yarı finale çok daha yakın duran taraf İspanya. Paraguay'ın bir gol sıkıştırması halinde muazzam da bir maç izleyebiliriz ancak sonunda İspanyollar yarı finale çıkarlar.

Tahmin: İspanya

28 Haziran 2010 Pazartesi

2. Tur Tahminleri İkinci Bölüm


son yazıda 2. tur maçlarından ilk 4'ü için tahminlerde bulunmuştum. Almanya biz senin sandığın gibi erken elenmeyiz, bizimle ilgili tahmin yaparken aklını başına topla uyarısı yaptı bana ve sonuçta önümüzdeki c.tesi günü kendileriyle 2006 dünya kupasından sonra çeyrek finalde bir kez daha karşı karşıya geleceğiz.

2. turun geri kalan 4 eşleşmesi için kısa yorum ve sonunda tahminlerim şöyle;

Hollanda - Slovakya
gruptan 3'te 3 yaparak pek zorlanmadan çıkan Hollanda son maçta İtalya'yı 3-2 yenerek vize alan Slovakya karşısında. Hollanda'nın Slovakya'ya göre çok ağır bastığı bu eşleşmede Slovakların Vittek'ten başka rol adamına ihtiyacı var ve savunmaları da pek sıkı değil bana göre. elinde güçlü kozları olan Hollanda Slovakya'yı eler ve çeyrek finale çıkar.

Tahmin: Hollanda

Brezilya - Şili
2. turun güzel eşleşmelerinden. Şili grupta birçoklarının dikkatini çekebildi ki zaten Güney Amerika elemelerinden de iyi bir şekilde gelmişlerdi. bu eşleşmede Brezilya tabii ki favori. eski turnuvalara göre cambazları daha az olan bir Brezilya var ama onlar da fena durumda değiller. Şili bence Brezilya'yı oldukça zorlayacaktır ama sonunda Brezilya çeyrek finale çıkar.

Tahmin: Brezilya

Paraguay - Japonya
İtalya'nın rolünü çalan Paraguay o grubun lideri olarak Japonya karşısında. Japonlar da grupta gayet iyi performans ile hakederek buradalar. bu eşleşmede genel geçer görünüm Paraguay'ın favori olması fakat ben Japonya'yı fena görmüyorum ve sürprize imza atıp çeyrek finale çıkabilirler diyorum. zaten birinin diğerine çok kolay diş geçirebileceği bir eşleşme olmayacak bir durum söz konusu. zor da olsa Japonya diyorum.

Tahmin: Japonya

İspanya - Portekiz
bu bölümün en sert eşleşmesi. herkesin dilinde İspanya var, Portekiz son dönemde gayet başarılı. buradan çeyrek finale çıkmak hakikaten zor. Portekiz grupta gol yemedi bu bir detay. İspanya orta sahası ve forvetleri bunu değiştirebilir potansiyelde. bu eşleşmeden kim çeyrek finale çıkarsa sürpriz olmaz. ben tahmin hakkımı İspanya'dan kullanıyorum.

Tahmin: İspanya

26 Haziran 2010 Cumartesi

2. Tur Tahminleri İlk Bölüm


2010 dünya kupasında grup maçları tamamlandı ve artık 2.tur maçları başlamak üzere. futbolseverlerin eleme usulü olan bu tek maçlık eşleşmelere ilgisi daha bir fazla olur, 90 dk. olmazsa 120 dk. yine olmadı penaltılar futbolun tartışmasız büyük heyecanıdır.

2.turdan itibaren eşleşmelere dair tahminler ve bu eşleşmeler hakkında ufak analizler ile ön yorum tadında birşeyler yazmak istedim, ilk 4 eşleşme hakkındaki tahminler aşağıda;

Uruguay - Güney Kore
bu eşleşmede Uruguay bana göre bir adım önde, gruptan çıkarken kalelerinde gol görmediler ve her an golü koklayan bir forvetleri var, Diego Forlan. Güney Kore gibi futbola sonradan yatırım yapmış ülkelerin sahada mücadeleyi hiç bırakmadıklarını ve başarıya aç olduklarını söyleyebilirim ancak Uruguay biraz daha ağır basıyor.

Tahmin: Uruguay

ABD - Gana
Cezayir'e 90+ da attığı gol ile kupanın seyrini değiştiren ABD için gruptan çıkış hikayesi ilginç. son maçtan bir önceki Slovenya maçında da 2-0 geriye düştükleri maçı 2-2 yapmışlardı. Gana ise zor gruptan daha dengeli skorlar alması sayesinde çıktı. bu eşleşmede gözlemlediğim genel olarak ABD'nin favori olarak gösterilmesi fakat ben sonunda Gana'nın turu geçeceğini düşünüyorum.

Tahmin: Gana

Almanya - İngiltere
işte 2.turun en sert eşleşmesi, Almanya-İngiltere derby'si. bu eşleşmeyi Donovan'ın Cezayir'e 90+ da attığı gol ortaya çıkardı. grup performanslarını göz önüne alınca Almanlar herkesin biraz daha favorisi ancak bu bir eleme maçı ve rakip İngiltere. Almanya için her turnuvada bir turnuva takımı muhabbeti yapılır ve onlar da hakkaten yukarılara kadar gelirler bir şekilde. ben bu kez Almanlar açısından erken bir elenme bekliyorum, İngiltere'nin büyük turnuvalarda daha aç olmasına dikkat çekerek İngiltere diyorum..

Tahmin: İngiltere

Arjantin - Meksika
2006 dünya kupasında yine 2.turda eşleşen bu iki takımdan Arjantin ile duygusal bir bağım olduğu ortada. duyguları bir kenara bırakırsak Arjantin'in dünya kupasına olan hasreti, son kupayı kaldıran futbol efsanesi Maradona'nın bu kez kenardan, teknik direktör olarak bunu başarmayı istemesi ve takımın potansiyeli düşünülürse Arjantin Meksika'yı bir kez daha eler..

Tahmin: Arjantin

25 Haziran 2010 Cuma

Grup Maçları Tamamlanırken


birazdan başlayacak G grubu ve akşam oynanacak H grubu maçları ile grup maçları sona erecek. Brezilya ve Portekiz'in gruptan çıktıklarını söyleyebiliriz, aralarındaki maç sadece sıralamalarını değiştirebilir ve dolayısıyla 2.tur eşleşmesini.

H grubunda ise herkesin favori gösterdiği İspanya Şili karşısında kazanmak zorunda, aksi takdirde bavullarını toplarlar. diğer maçta İsviçre Honduras ile oynuyor. Şili - İspanya maçı sıkı maç olacaktır diye tahmin ediyorum, mevcut baskı oyun üzerinde negatif etki yapabilir pek tabi.

geride kalan günün en çok konuşulan olayı doğal olarak İtalya'nın Slovakya'ya 3-2 kaybedip; grup sonuncusu olarak turnuvaya veda etmesi. son dünya şampiyonasının finalistleri de böylece bu turnuvada güzel bir istatistiğe imza attılar grup sonuncusu olarak. İtalya kadrosunun tartışılması gerek, bu kadar kötü bir sonuç olmasada turnuvada uzun süre kalamayacakları öngörülebilirdi. Fakat burada şöyle bir parantez açmak gerek maçın diğer tarafı için. bir önceki Slovakya yorumu içeren yazımda kendilerini pek bir eleştirmiş, gol atma konusunda oldukça etkisiz olduklarını düşündüğümü söylemiştim. gittiler savunması ile ünlenmiş (sonuçta kağıt üstünde böyledir) İtalya'ya 3 gol birden attılar. Vittek imzalı 2 gol var.

Fransa ve İtalya gibi takımların gruplarından çıkamamaları, İngiltere'nin grubunda ABD'nin son dk. golü ile 2. olması 2.turda pek tahmin edilmeyen eşleşmeler ve bir derby ortaya çıkardı. (ABD'nin bu son dk. golü kupanın seyrini değiştirmek için oldukça bir sebep!)

Almanya - İngiltere derby'si 2.tur için gayet sert görünürken bu akşamın tamamlanması ile bir 2.tur genel ön yorum yazısı yazmakta fayda olabilir.

23 Haziran 2010 Çarşamba

Arjantin-Meksika Yine Eşleşti (fakat bu kez Maradona var)


2006 Dünya Kupasında da 2.turda eşleşmişler, Arjantin çok zorlanmış; Maxi Rodriguez'in ceza sahası dışı sağ çaprazından attığı muhteşem gol ile çeyrek finale çıkabilmişti..sonrası penaltı uzmanı Almanlara kaybedilen tur..

bugüne dönersek, Arjantin için turnuva iyi gidiyor, eskiden düşülen "ölüm grupları"nın aksine daha uygun olan bu grupta 3'te 3 yaparak yola devam edilirken genel anlamda topa hükmeden bir Arjantinden söz etmek mümkün. kupaya hasret olmak adına araya uzun zaman girmesinin de etkisi mutlaka vardır, tüm takım dünya şampiyonluğunu çok istiyor ve bunun için görünen bir çaba var grup aşaması geride kalırken.

bugün Yunanistan maçına teknik direktör Maradona ilk 2 maça göre ciddi bir rotasyon uyguladı ve şans bulan oyuncuların ciddiyeti, maç sonuna kadarki istikrarları olumluydu. bıkmadan kalabalık defans yapan Yunanistan'ı maçın son 15 dk.sında gelen gollerle geçtiler. hatırı sayılır önemli gol pozisyonlarına girdiler, hücum anlamında işler olumlu..

gollerde Maradona'nın kenardaki sevinci dikkatimi çekti..işte bu yukarıda bahsettiğim istek / arzu / kupaya hasret olma gibi unsurları kapsayan bir tepki gibi. maçın bitiş düdüğü ile Messi'ye sarılması, oyundan çıkan futbolcularını kenarda karşılaması ve mimikleri Maradona'nın Arjantine kattıkları ve daha niceleri..çocukluğumun ve futbolu izlediğim zamanların efsanesi dünya kupasını futbolcu olarak kaldırdıktan sonra şimdi teknik direktör olarak kaldırmanın peşinde..daha erken ve tek maçlık elemeler başlamak üzere..Meksika eşleşmesi kolay olmayacaktır ve 2006'nın rövanşını almak isteyeceklerdir ama Arjantin bu kez daha iyi ve Maradona kenarda!

son maçları tamamlanan A ve B gruplarında ortaya çıkan 2. tur durumu şöyle;

Uruguay - Güney Kore
Arjantin - Meksika

Fransa kendi içinde bu kadar kaos yaşarken gruptan çıksa ve hatta bugün Güney Afrika'yı yense şaşardım, ev sahibi de hiç değilse bir galibiyet ile veda etti ve sahada oynamadan ev sahipliğine devam, vuvuzela'ya selam..

22 Haziran 2010 Salı

Dünya Kupasında 11. Gün


Portekiz gruptan çıkmak istiyorsa Kuzey Kore'yi yenmek zorunda dedik ama yenerken biraz abarttılar, 7-0! ilk yarı 1-0 bitmişti fakat 2. yarının başında ard arda gelen 2-3-4. goller ile Kuzey Kore defansı dağılmış, Portekizliler de işin suyunu çıkarmışlar. artık Brezilya ile gruptan çıkmak için çok ama çok avantajlılar. 2.tur eşleşmesi için 1. mi yoksa 2.ci mi çıkacakları son maç olan Brezilya maçının sonucuna bağlı.

H grubunun merakla beklenen maçında Şili acaip gollerin kaçtığı maçta İsviçre'yi 1-0 yendi. İsviçre ilk yarı bitimine doğru 10 kişi kalıp kendisine 3 puan gibi gelecek beraberliği kurtarmak için çok çabaladı ama Şili golü eninde sonunda buldu. bu galibiyet onların 2.tura geçmesini kesinleştirmedi, son maçta İspanya ile oynayacaklar. İsviçre ise zayıf halka Honduras ile..İspanya ve İsviçre kazanırsa 6 puanda dizilen 3 ülke olacak. averaj hesabı için çalışmalar başlasın.

İspanya Honduras'ı 2-0 ile geçti ama bana oynadıkları hücum sanki arkadaşlarıyla halı saha maçı yapıyormuş tadındaymış gibi geldi..kerhen kaleye yönelmeler, penaltıyı bile lakayıt atmalar, türlü türlü gol kaçırma hareketleri..rakipten dolayı ise saygısızlık. Şili'ye karşı bu tarz oynamalarına imkan yok, nitekim o maç pek halı saha maçı değil!

gruplardaki 3. ve son maçlar bugün başlıyor. başkasının aldığı skora göre dümenler dönmesin diye aynı gruptakiler aynı saatte oynayacaklar.

21 Haziran 2010 Pazartesi

Dünya Kupasında 10. Gün


günün ilk maçında, F grubunda Slovakya ile Paraguay karşılaştılar. Paraguay maçın neredeyse tamamında kontrolü elinde tutarak 2 devreye de birer gol sığdırıp 3 puanı almasını bildi. gruptan çıkmak için çok önemli bir kazanç elde ettiler. Slovakya ise sahadaki görüntüsü ile pek bir fena. o eski Çekoslovakya ekolünün önemli güç kısmını Çek Cumhuriyetinde bırakmışlar gibi - gerçi Çek Cumhuriyeti burada yok ama ayrıldıktan sonra daha akılda kalır işler yaptılar - ve maçın herhangi bir bölümünde Paraguay'ı yenerler diyebilecek bir ışık vermediler.

grubun diğer maçında son dünya şampiyonu rütbeli İtalya rütbenin ağırlığını Yeni Zelanda karşısında taşıyamadı ve sahadan 1-1'lik beraberlik ile ayrıldı. maçın başında bana göre önce ince bir faul ardından ofsayt golü ile geri düştüler ardından devre ortasında penaltıdan (ki o şekil penaltılar Türkiye'de verilmiyo diye düşündüm izlerken) beraberliği sağladılar. kazanmaları için epey vakit vardı ama yapamadılar. uzaktan etkili şutları direğe veya Yeni Zelanda kalecisi Mark Paston'a takıldılar. İtalya'nın bence Pirlo'ya ihtiyacı var, Totti'ye de diyenler olabilir..

F grubunda son maçlar öncesi Paraguay 4 puan ile kaçarken ardından gelen İtalya ve Yeni Zelanda'nın herbir şeyi eşit. İtalya'nın gruptan çıkması kendi elinde, son maçta Slovakya'yı yenmeleri gerek.

günün son maçında G grubunda Brezilya ile Fildişi Sahili karşı karşıya gelirken futbolseverlerin bu maça dair daha bir çekişme beklentisi vardı ama Brezilya beklenenden daha kolay farka ulaştı, Elano yine gol attı (daha sonra sakatlanıp oyundan çıktı), Drogba skoru belirleyen kafa golünü atarken, Keita yurtiçindeki kandırma hareketlerinin uluslararası olduğunu ve kimseye özel bir tarifesinin olmadığını gösterdi. Brezilya'nın ilk 2 golüne imza atan Luis Fabiano'nun ilk golü çaprazdan tavana gayet şıktı bence, ayrıca 2. golündeki seri işleri de gayet güzeldi fakat son geçişte topu koluyla düzelttiğini düşünüyorum. Brezilya 6 puan ile 2.turu garantiledi.. bu grupta bugün Portekiz - Kuzey Kore oynayacak. Portekiz gruptan çıkacağım diyorsa bu maçı kazanmalı..veya son maçta gruptan çıkmış Brezilya'yı yeneriz diyorlarsa bilemem..

20 Haziran 2010 Pazar

Dünya Kupasında 9. Gün


dünya kupasının 9. günü geride kaldı, artık 10. gün içerisindeyiz..30 günlük turnuvanın 3'te 1'ne ulaştık diyebiliriz..zaman yine çabuk geçiyo ama eminim ki önemli sayıda futbolsever 2.tur eşleşmelerini bekliyor. gruplardaki 2.maçlar yarın itibariyle sona erecek ve son 16'ya kalacakların belirlendiği maçlar oynanacak.

dünün ilk maçında Hollanda turnuvanın grup maçları karakterine uygun bir skorla (1-0) Japonya'yı yendi ve 2.turu garantiledi. Japonların hala şansları var son maçlar öncesinde, şöyle ki grubun 21.30'da oynanan maçında Kamerun öne geçtiği halde Danimarka'ya 2-1 kaybedince elendi ve Hollanda'nın peşine takılma mevzusunda Japonya ve Danimarka 3'er puandalar..son maçı oynayacaklar ve Japonya'nın averajı Danimarka'ya göre 1 gol daha iyi..dolayısıyla beraberlik hakları var..bakalım nolucak..

D grubu maçında ise Gana ile Avustralya 1-1 berabere kaldılar..Gana kazansaydı işi bitiriyodu ama ilk yarıda 10 kişi kalan Avustralya'yı yenemediler ve son maçta Almanya ile oynayacaklar..bu gruptan 2.tura çıkmak için son maçlar öncesi en az umudu olan Avustralya ama onların bile matematiksel de olsa şansı var..

19 Haziran 2010 Cumartesi

Dünya Kupasında 8. Gün


günün ilk maçı tahmin edilen gibi hakkaten enteresan maç olmuş, izleyememeye üzülmekte hak varmış. Sırbistan ilk maçın flaş skorlusu Almanya'yı 1-0 yenip durumlarını eşitlediler ve gruptan çıkma işini hesap kitaba döktüler. Almanya ilk yarı bitimine doğru Klose'nin kırmızı kart görmesi ile 10 kişi kaldı ve hemen ardından kalesinde golü gördü. ve sonrası..kaçan onlarca gol, özellikle Almanların 10 kişiye rağmen önemli baskısı, doğal olarak kalelerinde belli açıklarda pozisyonlar..maçı eksik Gana bu akşam Avustralya'yı yenerse önemli avantaj elde eder ama ben o maça dikkat diyorum yine de..bu grupta son maçlarda büyük bir 2.tura çıkma heyecanı olacak..

günün 2. maçında ABD 2-0 geriye düştüğü maçta Slovenya'yı yakalayıp 2-2'yi kurtardı..kurtarmasa zaten Slovenler 6 puanla 2.tura uçarken kendileri hesap kitap işlerine soyunacaklardı ki..

günün son maçında büyük ülke takımı sınıfına soktuğumuz İngiltere büyük hayalkırıklığına devam ederek Cezayir ile golsüz berabere kaldı. puanını da 2 yaptı..orada da sıkıntı büyük, İngilizler oldukça uyuz olmuş durumdadırlar diye tahmin etmek zor değil.. son maçlar öncesi yine de şansları var, Slovenya'yı yenerlerse 5 puan ile 2.tura çıkarlar..

bu arada yan grup eşleşmelerinden çok enteresan 2.tur eşleşmeleri çıkacak gibi..onu da şimdiden not etmek gerek bence.

18 Haziran 2010 Cuma

Dünya Kupasında 7. Gün


gruplarda 2. maçlarla beraber gol sayısı da belirgin bir biçimde artmaya başladı. burada artık temkinli / kontrollü olmak yerine grup içindeki dağılıma göre kazanmak gereği söz konusu.

turnuvanın 7. günü bir maçta toplamda en fazla golün olduğu (5) Arjantin - Güney Kore maçı ile başladı. Dünya kupası ile ilgili yorumlarda hücum hatttına dikkat çekilen canım ciğerim biricik Arjantin'im G.Kore maçında bu yorumlara gerekli reaksiyonu verdi. ilk gol duran toptan ceza sahasına yapılan Messi ortasında savunmadan sekerek ağlarla buluştu. sonrası ise Higuain imzalı hat-trick. bu da turnuvadaki ilk hat-trick olarak kayıtlara geçti. Arjantin'de problem olacak yer orta saha gibi, sakatlığı olan Veron yerine Maxi Rodriguez başladı. daha sert - zorlu maçlarda ortada defansif anlamda sıkıntı olabilir mi soru işaretini kenarda tutuyorum şimdilik.

grubun diğer maçında ilk maçların kaybedenleri Yunanistan - Nijerya oynadılar ve kazanan Yunanistan oldu. kırılma noktası Nijerya 1-0 önde iken ilk yarıda 10 kişi kalmaları ve tam devreye girerken Yunanistan'ın eşitliği yakalaması. ama bir kırılma noktası daha söyleyeyim biraz fazla olsa da, 2. yarıda Nijerya kontra atağında kaçan golün tarifi yok. orda öne geçemediler ve Yunanlılar uzaktan atılan şutun kaleciden sekmesine tiplenen golle kazanıp 2. tur için şanslarını devam ettirdiler. gruptan çıkmak için son maçta Arjantin ile oynarken, Nijerya - G.Kore maçını radyodan takip edecekler..

günün son maçında ise Meksika Fransa'yı 2-0 ile geçerek önemli bir iş yaptı. maçı hakettiler, daha çok mücadele edip birşeyler yapmaya çabaladılar. çabaladılar diyorum çünkü Fransızların çabasını göremedim ben. sanırım Fransa dünya kupası play-off'unda İrlanda karşısındaki o meşhur Thierry Henry elinin ceremesini çekiyor! 2002 dünya kupasındaki gruptan çıkamama performansına 2010'da da çok yakınlar ve yine gol atamıyorlar. Domenech'ten sonra Laurent Blanc ile tekrar bir ayaklanma yapmayı denemeleri gerek, şu an için durumları hiç iyi değil bence.

bugünün maçlarında ilk maç skorlarından dikkat çeken Almanya, biraz hayalkırıklığı yaratan Sırbistan karşısında. değişik bir maç gibi. kaçacak olmasından dolayı üzücü. diğer maçlar C grubundan önce Slovenya - ABD, akşam ise tunuvaya kötü başlayan İngiltere ile Cezayir arasında..

17 Haziran 2010 Perşembe

Dünya Kupasında 6. Gün


öncelikle 6. gün maçlarının hiçbirini izleyemediğimi - gerçi h.içinde 14.30 ve 17.00 maçlarını işyerinde olmaktan dolayı izleyemediğimi 500.kez tekrar ederek - belirteyim. 21.30'daki Güney Afrika - Uruguay maçı da dışarıda olmaktan dolayı kaçan maçlar arasına kaydoldu..

Honduras - Şili maçında internet üzerinden canlı anlatım şekline biraz bakarak edindiğim izlenim, Şili'nin bayaa gol kaçırdığı ve maçı fazlasıyla hakettiği yönünde. Honduras ta gücü oranında direnmiş. tabii Şili grubun bu ilk maçında en zayıf görünen önünde kazanarak İspanya - İsviçre maçını bekleme hakkına sahip oldu. 3 puanları cepte beklemeye başladılar.

H grubunun devam maçında İspanya - İsviçre karşı karşıya geldiler. bir önceki maç günü yazısında herkesin dilinde olan İspanya diyerek kendimce bir sinyal vermeye çalışmıştım. herkesin bir takımı bu kadar çok dillendirmesi benim futbol kitabımda belli tersliklere neden olur..yine özetlerden anladığım kadarıyla aslında iyi de oynamış İspanya ama karşısındaki İsviçre'nin çok disiplinli, istikrarlı bir savunması var (ilk yarıda Senderos sakatlanmış, aynen devam etmişler) ve bunun yanına İspanya ağlarını bulduklarında grupta şekli enteresan duruma getirebildiler. Şili ve İsviçre 3'er puanla öne fırladılar ama aslında kağıt üstünde herkesin İspanya ardında o mu çıkar bu mu çıkar muhabbetleri arasında..grupta 2. maçlarda Şili - İsviçre maçına dikkat etmek gerek. İsviçre beraberliğe 3 puan gibi sevinir!

Gruplar aşamasında 2. maçlar A grubundaki Güney Afrika - Uruguay maçıyla başladı. bu maçta galibiyet için öne çıkan Uruguay ev sahibini 3-0 yenerek 2.tur kapısını oldukça araladı. Forlan biri penaltıdan 2 golle yine tüm dünyaya selam etti, seviyoruz kendisini. bu grupta bu akşam 21.30'da Fransa - Meksika önde kaçan Uruguay'ın yanına yaklaşmak için mücadele edecekler.

B grubu 2. maçları da bugün başlıyor. 14.30'da Güney Kore ile oynuyoruz! işyerinde kaçak gözlerle Vamos Arjantin diyerekten f5 ler eşliğinde kazanıp işi erkenden bitirmek isteriz. amma velakin Güney Kore de enteresan takım, bakalım nolucak..

saat 17.00'de ise Yunanistan - Nijerya oynuyorlar.. ilk maçların mağlup takımları..gruptan çıkacaklarsa beraberlik onları kesmez bence..

16 Haziran 2010 Çarşamba

Dünya Kupasında 5. Gün


turnuvanın 5.günü de geride kaldı. sanırım Kuzey Kore'nin Brezilya karşısında ilk yarıda beraberliği kotarması ve maçın sonunda 1 de gol atması ve yaşadıkları sevinç birçok insanda saf bir tebessüm bırakmıştır. güçleri belli olan Kuzey Koreliler ellerinden geldiğince mücadele ettiler ama bu Brezilya karşısında puan almaya yetmiyor tabi. Brezilyalı oyuncular 2.yarının başından itibaren Kuzey Kore kalesine yüklendiler ve 2 gol çıkarttılar..ilk golde sıfıra çok yakın bir açıdan golü atan Maicon'un direkt kaleye vurduğundan emin değilim (vurmuş ta olabilir)ama Kuzey Koreli kaleci de Maicon orta yapacak diye 6 pasa doğru açılınca golü yedi. 2.golün seyri oldukça güzeldi, Robinho'nun araya güzel pasına Elano'nun şık vuruşu..neyse Arjantin hastası biri olarak Brezilyayı da bu kadar anlatmayayım..

grubun akşam üstü oynanan ve benim günün maçı diye öne çıkarttığım maç pek öyle günün maçı olmamış ve gruptan Brezilya ile beraber çıkma hesabı yapan Fildişi ve Portekiz sanırım yenilip diğerinin arkasına düşmek istememişler..turnuvanın en öne çıkan maçların ALT bitme istatistiğine onlar da 0-0 ile katkıda bulunmuşlar..burada 2. maçlardan Brezilya-Fildişi maçı kritik.

günün ilk maçında ise F grubunda Yeni Zelanda-Slovakya karşılaştılar, yine işte olmaktan dolayı izleyemediğim maçta Slovakların çok önemli bir fırsatı teptiğini söylemek gerek. bir önceki gün berabere kalan İtalya ve Paraguay'a karşı az da olsa bir avantaj alacaklardı ama 90+3'te yedikleri golle yıkıldılar. bu grupta da 2.maçlarda kırılma Slovakya-Paraguay maçında yaşanacak gibi, bu maçı oynayanların İtalya ile gruptan çıkma hesap-kitap işleri açısından.

yarın herkesin diline doladığı İspanya İsviçre karşısına çıkarken grubun diğer maçında Honduras-Şili oynayacak. bu maçlar gündüz seansında..gruplarda 2.maçların ilki A grubunda Güney Afrika ile Uruguay arasında. kazanan 2.tur için öne fırlar.

2.maçların başlaması ile daha gollü maçlar izlemek üzere..

15 Haziran 2010 Salı

Dünya Kupasında 4. Gün


o en bilindik istatistik yine değişmedi ve 4. gün maçlarının tamamı ALT bitti.

takımların artık grupların ilk maçlarındaki psikolojilerinden mi, savunmaların gerçekten çok kuvvetli olmasından mı yoksa orta saha-hücum aksiyonlarının üretememelerinden mi bilemiyorum ama şu ana kadar gayet skorsuz ve mücadele üzerinden dönen maçlar var.

4. günün gündüz seansı diyebileceğim (işyerinde olmaktan izleme şansım olmayan) Hollanda - Danimarka ve Japonya - Kamerun maçlarından ilkinden daha beklenen bir skor gelirken Japonya'nın Kamerun'un öne çıkarıldığı maçtan 3 puan koparması kendi adlarına önemli iş. tabii gruptan çıkmak kolay değil, 2. maçlar daha belirleyici olabilir.

akşam seansındaki F grubu ilk maçında ise son dünya şampiyonu İtalya güney amerika elemelerinden sıkı gelen Paraguay ile 1-1 berabere kalarak turnuvaya kayıpla başladı. bu maçta mücadele çok öne çıktı, ceza sahası içinden -altı pas civarlarından- karşılıklı atılan gollerle puanlar paylaşıldı.

5. gün maçları biraz sonra başlamak üzere.. F grubunun devam maçı Yeni Zelanda - Slovakya. Stoch ilk 11 çıkar mı emin değilim ama Slovaklar dünkü beraberliği avantaja çevirmek için bugün kazanmak zorundalar. günün en dikkat çeken maçını Fildişi Sahili - Portekiz maçı olarak seçiyorum ve tabii yine ofiste f5 yaparak takibindeyim gündüz maçlarının..akşam 21.30'da ise Brezilya - Kuzey Kore ekran başından..

14 Haziran 2010 Pazartesi

İlk 3 Günün Ardından


2010 dünya kupasında 3 gün geride kaldı..hani kendi adıma turnuvaya tam konsantre olabilmiş değilim gibi bir his taşıyorum..neden böyle hissediyorum tam anlamadım ama maçların tamamını izleyememem bunda etkili sanırım.

mesela Arjantin'in yıllardan beri o kadar hastasıyım diye yazdım ama dün Nijerya maçını izleyeceğim yere 15 dk. geç girmek (heinze'nin kafa golünü canlı göremedim) ve Grup Yorum konserine gitmek için izlediğim yerden erken çıkmak (70.nci dk.) kaydıyla yarım yamalak izlemek te beni kötü etkiledi..maçı izlediğim kısımda Messi'nin sol ayak şık plaseleri ya çok az farkla kale direğini sıyırdı ya da Nijerya kalecisi Enyeama güzel hamleler ile topları çıkardı..bu Nijerya maçı grup aşamasında 1994 ve 2002'den sonra 3.ncü eşleşme idi ve kazanmak iyi oldu nitekim G.Kore'nin kazandığı maç günü aksi birşey iyi olmazdı.

bu arada maç kaçırmaktan dem vururken hafta içindeki bütün 14.30 ve 17.00 maçlarının da işyerinde olmak nedeniyle kaçacağını düşünürsek kendi adıma konsantreyi nasıl sağlarım bilemiyorum veya bence hiç kasmayayım bir şekil böyle gidecek bu yapacak bişey yok..

turnuvanın geride kalan ilk 3 gününde bana göre en dikkat çeken şey maçların bahis ağzıyla ALT bitmesiydi ki bu gece Almanlar Avustralya'yı 4-0 ile geçince bunu ilk değiştiren oldular..Tim Cahill'e 2.yarının başında gösterilen kırmızı kartın tamamen uydurulmuş bir kart olduğunu düşünmeme rağmen Almanya'nın Avustralya'yı başka bir skorla da olsa yeneceğini söyleyebilirim..bu son skorla da turnuvayı takip eden herkesin Almanlara bakışı hafif değişse de esas mevzunun 2.tur ve dolayısıyla eleme aşamasında başlayacağını söylemekle çok değişik birşey söylememiş olurum..Mesut'un performansını da beğendim ve hiç kimse de ahh bu çocuğu kaçırdık, Türk milli takımında oynardı ne güzel diye ağlamasın lütfen. Altıntoplar da Almanya'da oynayabilirdi, bu iş tercih ve erken hamle işi..neyse uzatmayayım..

yarın işteyken sürekli f5 yaparak takip edeceğim Hollanda-Danimarka ve bir kısmına f5 ile eşlik etmek durumunda kalacağım Japonya-Kamerun maçları E grubunun ilk maçları..akşam 21.30'da izleyebileceğim İtalya-Paraguay maçı da F grubunun ilk maçı.

vuvuzela'nın o kesintisiz sesi eşliğinde maçlara devam..

11 Haziran 2010 Cuma

Dünya Kupası Heyecanı

ve futbolu çok sevenlerin beklediği özel an geldi çattı..4 yıldır bugünü bekledik ve zaman yine çabuk geçti fakat bu kez bundan endişeli değil şimdilik mutluyuz. 1 ay boyunca deliler gibi maç izleyip, arkadaşlarla muhabbet sohbet, içilen biralar, sanki o ülkenin vatandaşı gibi tutulan takımlar..hiç bitmesin denilen türden 1 ay..

herkesin sevdiği - sempatizanı - taraftarı! olduğu bir (bazen kimilerinde birden fazla oluyo tabi ama doğrusu 1'dir) ülke vardır. bu benim için Arjantin. kendilerini çok severim ve 1990 İtalya'dan beri hastalarıyım. dönem olarak 1986 Meksika dünya şampiyonluğunu kaçırmam demektir bu, ama olsundur - 7 yaşında başka işlerle uğraşmaktan dolayı buna üzülmüyorum - Arjantin candır, ben bu dünya kupalarına şahit oldukça kendilerinin peşindeyimdir!

1 aylık heyecanın santrasına çok az süre kala, herkesin aklında güzel futbol anılarının kaldığı ve sonunda Arjantin'in dünya kupasını kazandığı (1990'dan beri 2 çeyrek final ve daha aşağısı hüzünlerinden sonra özledim artık valla yeter gelsin kupa!) bir turnuva olması dileğimle..