Kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayserispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2012 Perşembe

Alex'in Ellerinde Yükselene Dek


Dün akşam Türkiye Kupası çeyrek finalinde oynanan Kayserispor maçı Fenerbahçe takımı ve biz taraftarları açısından oldukça sıkıntılı geçti. Takım maçın genelinde belirgin bir şekilde kötü oynadı, hücum edemedi ve 2-0 geriye düştüğü maçı önce Cristian'ın erken golü (golde Kayseri kalecisi Gökhan'ın hatasında hepimizin aklına Korcan ve şike yaptığına delil olarak gösterilen son maçta yediği gol gelmiştir) ve 90+2'de Sow'un hemen hemen herkesin Fenerbahçe elendi dediği anlarda gelen golü ile maçı uzatmaya taşıdı. Uzatmada pek birşey değişmedi ve kullandığı penaltıların hepsini gole çeviren Fenerbahçe kupada yarı finale yükseldi.

Benim açımdan bu maç bir kez daha gösterdi ki Türkiye Kupası'nda bir ayağımız hep çukurda. Sebebi olmayabilir hatta yok bence ama uzun süreye yayılan bir hikayesi olduğunu biliyoruz. Bir ihtimal eleme usulü maçlarda Fenerbahçe'nin başarısız olduğunu söyleyebiliriz ama final aşamasına kadar gelip finalde de en fazla kaybeden takım olduğumuz biliniyor.

Bu sezon çeyrek final öncesi Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'un elenmesiyle başlayan "Fenerbahçe artık bu sezon kupayı kazanır" yorumlarının nasıl arttığını herkes çevresinden biliyordur. Bence tam da bu son Kayserispor maçı yaşanan tüm detayları ile gösterdi ki o kupa Alex'in ellerinde yükselene dek Fenerbahçe'nin an itibariyle kupayı alma şansı maksimum % 25'tir.

Herkes işine, gücüne dönsün ve yarı finalde oynanacak Karabükspor - Boluspor galibi maçına kadar Fenerbahçe lehine olan ve kesin anlamlar içeren yorum yapmasın.

22 Ocak 2012 Pazar

Forvetsiz!


Şike soruşturmasında şike var diyoruz. En başından beri dönen dolaplara, hasıraltı edilenlere dikkat çekiyoruz. En büyük şikenin "Fenerbahçe şampiyon olmasın da kim olursa (o anda rakibi kimse o) olsun düşüncesi ve sahaya yansıyan karakteridir diyoruz. Geçen sezon kazandığımız şampiyonluk bileğimizin hakkıyla, alın terimizle kazandığımız şampiyonluktur, o şampiyonluğu kimseye vermeyiz diyoruz. 58. madde değişmesin, küme düşme kalkmasın konusunda ısrar ediyoruz, geri adım atmıyoruz.

Bunlar olurken para akışının kesilmemesi için süper lig devam ediyor ve maçlar oynuyoruz! Geçen yazıda vurgu yaptığım gibi Semih + Bienvenu forvet hattıyla buralara geldik ve de gayet iyi geldik, bu önemli birşey demiştim. Dün akşam ise Kayserispor karşısına ise kağıt üstünde forvet oyuncusu olmadan çıktık. Alex en önde, biraz arkasında sağında-solunda serbest ama sola meyilli ters ayak Stoch, biraz Caner ve Mehmet Topuz destekli kurgu ancak aralarında forvet yok gördüğünüz üzere..

Bu forvetsiz düzen ile maçı 3-0 yapabildik ve kopardık, kazandık. Son imzayı Bienvenu attı, maç 4-0 bitti. Ben tarafım, Fenerbahçe'den yanayım ama objektif olanlar! da burada önemli bir mücadele ve başarı olduğunu görüyorlardır diye umuyorum. Onlar objektif olduğu için Fenerbahçe'nin 21 hafta sonunda, tüm yaşanan sürece rağmen, forvet hattındaki zayıflık veya formsuzluğa rağmen bulunduğu yeri takdir ediyorlardır belki?

Takım her hafta ayakta kalmaya çalışırken, dışarıda Fenerbahçe üzerinden pazarlıklar dönerken ve biz bu ligde oynadığımız her maça boynumuzda ilmek ile çıkarken, dün akşam da Kayserispor maçına forvetsiz çıktık!

Fenerbahçe'yi seversiniz, sevmezsiniz veya nefret edersiniz ama şartları bir düşünün isterseniz.

Karanlık bir yolun içinde ilerliyoruz,
Fakat o yolun sonunda doğacak güneşi hep hayal ediyor ve görüyoruz..

25 Eylül 2011 Pazar

Fenerbahçe Yolunda İlerliyor


Fenerbahçe Kayserispor deplasmanında 1-0 kazanarak 11 güne sıkıştırılmış 4 maçlık fikstürüne rest çekti ve size bunu uygun gördük diyenlere 10 puanı alırım dedi.

Bu sezon teknik-taktik konuşmama kararı aldım. Bu ligde Fenerbahçe'nin tek hedefi sürekli tekrarladığım gibi sen şikecisin diyen kendini bilmezlere sahada cevap vermek. Geride kalan 4 haftada takımın şike soruşturması nedeniyle kaybettiği kadro gücünün ve manevi yıpranmışlığın dışında ne kadar sakatı ve eksiği olduğunu da yazmayayım ama siz mutlaka onu gözetersiniz ve şu kazanılan 10 puanın gelecek için bizi nasıl daha da hırslandırdığını bilirsiniz.

Fenerbahçe forması her hafta Kadıköy'de veya memleketin bir yerinde deplasmanda terleyecek, Fenerbahçeli futbolcular alın teri nedir herkese gösterecek, temizlenen Türk futboluna ve onu temizleme iddiasındakilere sevgilerini gönderecekler.

Bizler ise halen yerimizde duramıyoruz, 3 Temmuz'dan beri isyan eden zihinlerimiz bu kez Fenerbahçe diye haykırmak için tribünlerde olmanın heyecanı içindeyiz ve 1 Ekim Cumartesi akşamını bekliyoruz.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Neşeli Günler


Eski günlerdeki gibi radyodan dinlediğim, tribünde olamadığım maçta Fenerbahçe Kayserispor'u Niang ve Lugano'nun golleriyle 2-0 yenerek ilk yarının son maçı olan Sivasspor maçıyla beraber üstüste 5. lig maçından da galibiyetle ayrıldı. Şampiyonluk mücadelesindeki inadını sürdürmekte..

İzleyemediğim ve radyodan dinlediğim maç hakkında fazlaca ahkam kesecek değilim ama gidişat üzerine, sezon ortasından bugün gelinen pozisyon ve aradaki pozitif değişimler üzerine notlar düşmek isterim.

Öncelikle görmeye gerek yok, takım fazlasıyla mücadele etmeye devam ediyor. Kayserispor maçı da bu mücadelenin son örneği ve kulaklıktan duyduğum ses bile bunu anlamaya yetecek seviyede. Kadıköy'de 2 hafta önce kazanılan Trabzonspor maçına benzer bir mücadele Kayserispor maçında da verildi ve bu öyle bir mücadele ki aslında ligde bugüne kadarki performansı ile olağan tehlikeli rakip konumunda olan Kayserispor da Trabzonspor gibi etkisiz hale geldi, oyunu veya skoru dengeleyebilmek için herhangi bir seçenek üretemediler.

Burada mücadele kadar Fenerbahçe'nin fazlasıyla dikkat çeken savunma performansı da önemli bir etken. Sezonun ilk yarısında fazla ve kolay gol yiyen Fenerbahçe'nin şu 5 maçlık serisinde yediği gol sayısı sadece 1. Verilen ekstra mücadele gibi savunmanın geliştirilmesi Fenerbahçe'nin yakaladığı bu önemli seride önde gelen etkenlerden. Hücumda sorun yaşamayan hatta lig ortalamasının üstünde gol atabilen Fenerbahçe'nin savunma performansını bu seviyelerde tutması şampiyonluk yarışında en büyük avantajı.

Diğer yandan takımın maçlar dışındaki bütünlüğü, yönetimin maçlar öncesi h.içi organize ettiği toplu yemekler, Fenerbahçeli eski sporcuların takıma ziyareti, taraftarın takıma sürekli ve yoğun desteği de sezonun 2. yarısında önemli bir ivme yakalayan Fenerbahçe'nin arka planda ama bu olumlu gidişata etki eden faktörleri.

Nereden nereye denilecek bir durum değişikliğ yaşanmakta. Sezon ortasına denk getirilen Türkiye Kupası maçlarında önce Kadıköy'de Buca ardından dibe vurulan Yeni Malatya yenilgileri sonrasındaki yorumlara ve tepkilere bakıp şu an gelinen noktaya bakınca atıp tutmanın ne kadar kolay olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Yeni Malatya maçı sonrası maksimum keyif alanlar için şu sıralar işkence, web sitesine burası Fenerbahçe manşeti atıp terbiyesizlik yapanlar için de yutkunma zamanları.

Kötü günde ortalığı birbirine katma derdinde ve başarıya endeksli olmayan, kalbi sarı lacivert renkler ve sadece Fenerbahçe için atan bizler için de neşeli günler hakim.