Mönchengladbach etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mönchengladbach etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Kasım 2012 Cuma
Kapıyı Araladık!
UEFA Avrupa Ligi 4. maç haftasında AEL Limassol'ü Kadıköy'de Kuyt ve Sow'un şık golleri ile 2-0 mağlup edip gruptan çıkmak adına kapıyı oldukça araladık! Aslında yazıya oldu bu iş gibi bir başlık atmak isterdim lakin grup maçlarının tamamlanmasına 2 maç kala kötü senaryo adına hafif açık bir durum halen mevcut. Geride kalan 4 maç sonunda 10 puanla lideriz ve grubun doğal favorisi Marsilya ile gruptan çıkmak için çekişiriz dediğimiz Mönchengladbach'a 5 puan fark yapmış durumdayız.
Sıradaki maç haftasında çıkacağımız Marsilya deplasmanı rakibin son şansını kullanmak zorunda olduğu bir maç konumuna gelmiş durumda. Dün akşam Mönchengladbach ile son dakikada yediği gol ile 2-2 berabere kalan Marsilya gruptan çıkmak için kazanmak mecburiyetinde, en azından şansını kendi belirleme opsiyonunu elinde bulundurmak istiyorsa bu şart! Fenerbahçe penceresinden ise Marsilya deplasmanı bu açıdan oldukça zor bir deplasman haline gelmiş durumda (şartlar başka türlü de olsa Marsilya zaten her daim zor bir deplasman!) fakat diğer taraftan Marsilya'dan alınacak 1 puan bile aralanan kapıdan geçip, mevzuyu bitirmek demek. Maçın iki taraf adına bu hale gelmesi beni ayrıca heyecanlandırmakta, konuyu biliyorsunuz, vamos deplase!
Dün akşamki oyuna kısa bir bakarsak; vasat diyebileceğimiz, oyunu geliştirmek için belli bir boşluğun olduğu ama temiz bir galibiyete yetecek performansı görebildiğimiz bir maç diyebiliriz. Geride kalan son 1 aya baktığımızda takım için önemli isimlerin yokluğunda ve Alex'in ayrılışı ardından bambaşka bir düzende oynadığımızı gözeterek yorum yapmaktan yanayım. Zor bir taktik ama bu taktiğe yatkın isimlerin olduğu bir kadroya sahibiz, zamanla oyunun gelişmesi, daha efektif hale gelmesi için biraz zamana ihtiyaç var lakin şartlar (sakatlıklar) bizi çok zorladı diye düşünüyorum.
Pazar günü Kadıköy'de Orduspor maçı ile başlayan sert bir seriye giriyoruz.
Aykut hocaya ve takıma güveniyorum.
5 Ekim 2012 Cuma
Çok İhtiyaç Varken
Tam zamanında kazandı Fenerbahçe. Karanlıkların içinden aydınlığa doğru bir adım attı. Kolay değildi, geride kalan maçlarda skorlar da oyun da kötüydü. Durum vasat ile kötü arasına sıkışmışken, bunların üstüne herkesi üzen, sonu böyle olmamalıydı dediğimiz Alex ayrılığı ve hatta bunun camia içinde yarattığı kutuplaşma ile çıktık Mönchengladbach deplasmanına. Sırtımızda Alex'in kopuşunun tarifsiz gerginliği ile..
Alex canımız, ciğerimiz, Fenerbahçe efsaneleri arasındaki yerini çoktan aldı. Bu konuda başka bir yazı yazabilir miyim bilemiyorum ama bu son ile çok üzüldüğümü ve Alex'i gelinen bu sonda hatalı bulduğumu söylemek isterim. Aykut hoca'nın önümüzdeki sezondan itibaren Alex'sizliğe kademeli geçiş için kafasındakileri gerçeğe dökemeden böyle bir sona kendi kontrolünün dışında geldiğini düşünüyorum. Hoca'nın bu kendi dışındaki kontrolü tahmin edersiniz: Aziz Yıldırım. Nitekim kıskançlık tiviti, Sivas deplasmanında yüzüne bakmama, hocanın heykel açılışına katılmasına rağmen tavrını değiştirmeyen Alex'e hocanın değil başkanın "yeter artık" dediği aşikar. Üzüldüm, 8,5 sezonun sonu böyle olamazdı, olmamalıydı! Uzatmayayım, çok kırgınım ve hatalı buluyorum. Aziz Yıldırım'ı da öyle. Aykut hoca da Fenerbahçe için art niyetsiz düşündüğü birşeyi yapamadı. Yapamaz, çünkü burası Türkiye. Bakış açısı Alex ayrılınca bakarız, varken hep oynasın, sakat değilse hem de 90 dk, oyundan da çıkmasın!
Neyse maça dönmek gerek, bu yeni düzene alışmak gerek! Kuyt - Sow forvetine fişek diyoruz aramızda. Alex'in olmadığı bu düzende rakip defansların kafasını karıştıracak bu fişek hattı, sürekli yer değiştiriyorlar, rakibi şaşırtıyorlar. Dün maça iyi başlamamıza rağmen 1-0 geriye düştük. İşler bu kadar kötü giderken üstüne deplasmanda mağlup duruma düşmek hiç iyi değildi lakin bu kez tersi oldu ve Fenerbahçe ayaklandı! Cristian'ın frikiği ardından devreye girmeye yakın Meireles'in cetvelle çizdiği düzgünlükte şutu ile skoru lehine çevirmeye başardı. Takım mükemmel değil ama içinde bulunduğu şartlara göre ortalamanın üzerinde iyi bir oyunla kapattı ilk devreyi. Maç öncesi yenilmememiz gerektiğini en az 1 puanla Kadıköy'e dönmek gerektiğini düşünür ve isterken ilk devreye bakıp buradan 3 puanı koparmanın çok önemli olduğunu düşünmeye başlamıştım.
2. yarıya da pas trafiğini iyi kullanarak, topu ayağımızda tutma niyeti ve becerisi ile başladık. Skor 2-1 lehimize iken hücuma çıkışta yapılan hata ve garip bir boş koridor zaafı ile karşı karşıya pozisyonda Volkan çok kritik bir top çıkardı. Bu pozisyonun biraz sonrasında yine ceza sahasında fena bir pozisyon önce Volkan ardından Gökhan Gönül ile savuşturuldu. Bu topların kalesine girmesine izin vermeyen Fenerbahçe Mehmet Topal'ın Caner'i sol arkaya kaçırdığı, Caner'in de güzel ortasına Kuyt'ın tek güzel vuruşu ile skoru 1-3 yaptı. Tam iş bitti, deplasmanda 3 puan geliyor derken Mönchengladbach çok erken bir cevap verdi. Savunma hata yaptı, rakip te kendi hücumunun solundan gelen ortaya tek vuruşla gol yaptı. Yenen bu gol sonrası biraz tedirgin ama nedense günün geneline bakınca görece iyi bir Fenerbahçe'nin verdiği güvenle bakıyordum maça. Bol pasa, ayağa pasa devam ettik. Rakibe baskı kurmaya çalıştık ve kurduk. Hatta bu baskının devamında Gökhan Gönül'ün orta alanda kaptığı topu Krasic-Kuyt ve Cristian sırasıyla Mönchengladbach kalesine 4. kere yolladığımızda dünyalar bizim oldu.
Bu kadar zor ve açıkçası kötü psikoloji ile çıktığımız Almanya deplasmanından 3 puan ve tekrar edeyim görece iyi oyun ve mücadele ile Kadıköy'e dönmek çok büyük ve kritik bir iş! Yazının başında da dediğim gibi karanlıktan aydınlığa bir adım attık ama sadece bir adım! Kaybedince tek bir suçlunun belirlendiği, bu tip kazanımlarda o suçlunun adının pozitif anlamda geçmediği bir yorumlama şekliyle devam ediyoruz hayatımıza. Dinlenmek için pek fazla zaman yok, pazar akşamı Kadıköy'de kadın ve çocukların tribünde olacağı maçta Beşiktaş derbisi var. Skor olumlu olursa 15 günlük milli maç arasına büyük bir soluk alarak gireceğiz lakin olumsuz olursa tek suçlu var, orada sizi bekliyor!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

