Emenike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emenike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2012 Çarşamba

2. Gol?


Zor günlerin içinden geçiyoruz, geçmeye çalışıyoruz. Aslında bu günleri zorlaştıran şeyler var, ben onları sevmiyorum. Beni bilen sizler de bunların neler olduğunu biliyorsunuz. Bu tip dönemlerde en çok ihtiyaç duyulan şey sahada alınan sonuçtur. Kazanırsan üzerine yönelmiş oklar yaylarında gergin halde beklerler, en azından ilk kötü sonuca kadar yaylarından fırlamazlar! Fenerbahçe'nin de sahadan pozitif sonucu çekip alması bu dönemin en gerekli gerçeği!

Dün akşam Moskova'da Şampiyonlar Ligi gruplarına kalabilmek için son engel olan Spartak Moskova karşısına çıktık. Açıkçası ben maç öncesi hislerimde geride kalan 4 resmi maçı düşünerek buradan pozitif bir sonuç ile Kadıköy'e döneceğimizi düşünüyordum. Olmadı, meşhur operasyon sonrası koptuğumuz! ve rakibimiz olan Emenike'nin golüne Kuyt ile karşılık vermemize rağmen canımı sıkan o 2. gole engel olamadık ve Kombarov'un sayısı ile 2-1 kaybettik. Ben çocukken deplasmanda alınan tek farklı gollü yenilgilerin çok ayrı bir önemi vardı ve eğer olursa bu tip yenilgilere çok üzülmez, rövanşa umutla bakardık.

Bugün kağıt üstünde hala deplasmanda atılan golün önemi var lakin ben artık en kötü beraberlik hatta kazanacağımıza dair düşüncelere kapılmaktan mıdır nedir o 2. gole çok bozuldum. Bir kere golün oluşumu da kötü, önceki yazılarda arada vurgu yapmaya çalıştığım "kötü goller yiyoruz"un devamı gibiydi. Kombarov kornerden gelen topa gelişine vuruyor, ayağına oturmasını falan geçtim o topa öyle rahat vurdurmamak veya hiç vurdurmamak gerek! Kombarov'un vurduğu yere en yakındaki adamımız da Kuyt, saygıyla selamlıyorum. İnanılmaz efektif oynuyor, müthiş çalışkan, tam bir working class hero! Buraya sıkıştırmakta sakıncası yok, geçen sezon Liverpool'da 2 gol atması üzerine Muslera da (o penaltının atılmasından rahatsızlık duymadan) 1 gol attı diye müthiş espri yapanlara 5 resmi maçta 5 gol ile adeta biz ayrı dünyaların insanlarıyız diyor.

Beni tedirgin eden skora döneyim. Öncelikle Fenerbahçe ile ilgili hiç kötümser olmadım, kötü giden birşeyler varsa bile bunu eşimle dostumla dertleşerek yaptım, eskiden twitter da yoktu, aramızda hallediyorduk! Şimdi yine kötümser değilim lakin bize yetecek o klasik 1-0'da tur atlıyoruz gerçeğine inanamıyorum. Öyle bir dünya yok gibi geliyor bana, gerçi bir yandan da böyle olmaz denilen durumlarda gerçekleşen şeyler aklıma geliyor. Tur Kadıköy'e kaldığı için ortada gibi de olsa kazanmak zorunluluğumuz gerçeğiyle % 45 - 55 aleyhimize bir durum olduğunu düşünüyorum (isteyen % 40 - 60 veya daha da kötüleştirebilir). Sonuna kadar kovalayacağız!

Son olarak Aykut Kocaman! Dün akşam sahaya çıkardığı ilk 11 ile ilgili bana göre hiçbir sıkıntı yok. Biz bu yollardan çok geçtik, o istenilen ilk 11 her neyse, alınan skor 2-1değil 3-1 olsa o istenen ilk 11 itin pardon yerin dibine sokulacaktı. Hoca Spartak Moskova ile kora kor mücadele olacağını kestirmiş ve doğru oyuncular ile bu mücadeleye ortak olmayı planlamış. Takım bana göre dün akşam kora kor mücadele etti, hücumda kadro yapısı nedeniyle yeteri kadar üretken olamadı ve maalesef hala kolay goller yiyor.

Şu aralar biraz acı çekiyoruz ama bu günler de geçecek. Hayatta da böyle değil mi? Bazı doğruları acı çekerek öğreniyoruz. Biz Fenerbahçe'yiz, onu yeneriz, bunu yeneriz ile olmuyor bu işler. Sabredin, takımın başındaki insanın değerini gidince aramayın!

26 Mayıs 2011 Perşembe

Emenike Transferi


Fenerbahçe kazandığı 18. şampiyonluğun mutluluğu henüz tazeyken ilk resmi transferini Karabük'ten Emenike'yi 4 yıllık sözleşme ile renklerine katarak gerçekleştirdi.

Transfere dair genel geçer ilk tepkiler verilen bonservis ücreti üzerine oldu. Fenerbahçe Emenike transferi için Karabük'e 7 milyon euro + sözleşmesi sürerken satışı halinde ise 2 milyon euro daha verecek şekilde anlaştı. Tabii ilk etapta lanse edilen 9 milyon euro'yu ben de fazla yüksek bir fiyat olarak değerlendirenlerdenim. Hani hep denir ya 9 milyon euro veriyosan üzerine 2-3 milyon daha ekle, daha garanti baba adam al diye. Fakat son yıllarda o kadar çok gördük ki garanti baba adam, isim adam vs. ve bu gibi lafların aslında hiç te garanti olmadığını, transfer işinde aslında birçok faktörün yan yana gelerek başarıyı tetiklediğini..

Neyse, Emenike'nin kendisine dönecek olursak geçen sezon Kadıköy'de oynanan Karabük maçına dair yazdığım kayıtta Emenike'ye 1 paragraf ayırdığımı hatırladım. Yazı burada ama tamamını okumak istemeyenler için o 1 paragraf şöyle yazılmış;

Rakip forvet Emenike için kısa birşeyler yazmak gerek sanırım. Geçen sezon 1.lig'de gösterdiği performans aslında bugünlerin sinyalini net bir şekilde veriyordu. Gayet kuvvetli, yeri geldiğinde süratli bir forvet, tipik Afrikalı desek hani çok kötü bir genelleme yapmamış oluruz bence. Dün maçın genelindeki kuvveti ve attığı goldeki sürati Yobo ve Lugano'yu oldukça zorladı. Karabük için çok başarılı bir transfer.

Emenike'nin Aykut Kocaman'ın isteği doğrultusunda transfer edildiğini biliyoruz. Burada Emenike'nin öne çıkan özelliklerinden fizik gücü ve pek tabi sürati önemli özellikler. Türkiye'ye özgü habercilik ile sezonun sonuna doğru yaşının gerçekten büyük olduğu haberleri ortaya atılsa da resmi olarak 1987 doğumlu olması da Aykut hocanın genç transferlerine bir yenisi olarak karşımızda. Genç ve başarıya aç, potansiyel adam ve tabi Aykut Kocaman'ın pasa dayalı ve oyunu daha süratli oynamaya yönelik düşüncesi için kritik bir tercih.

Kritik diyorum nitekim kadroda büyük usta Alex varken tek forvetle sahaya çıktığımız bir düzen mevcut ve elde Niang gibi bir forvet varken Emenike'nin alabileceği pozisyon şimdilik soru işareti olarak beklemekte. Niang'ın veya Emenike'nin kanat forvet gibi oynatılma alternatifleri vs. gibi şeyler konuşulacaktır.

Ben bu transferde Şampiyonlar Ligini aklıma getirdim. Şöyle bir argüman var ya, "abi adam Karabük'te kapalı savunmalara karşı oynamıyordu ki" gibi..işte Şampiyonlar Ligi Emenike için daha da parlamak adına bir fırsat diye düşünüyorum.

Transfer konusunda önceden ahkam kesmenin her daim sorun olacağını düşünürüm. Transfer yapıldığı an tabi ki artısıyla eksisiyle yorumlanır, takıma katabilecekleri ile değerlendirilir. Emenike'nin de yeni sezonda göstereceği performansa göre tekrar geriye dönüp transfer olduğunda neler denmiş bakacağız sanırım.

Kariyerinin Fenerbahçe'de daha da parlaması dileğiyle..

6 Aralık 2010 Pazartesi

Fenerbahçe 2 - Karabük 1


Fenerbahçe istediği gibi oynayamadığı, fazla pozisyon üretemediği maçta Karabük'ü 2-1 ile geçerek galibiyet serisini 3 maça çıkardı ve önde kaçan Trabzonspor ile farkın açılmasına izin vermedi.

Maç öncesi konuşulanlara göre maçın oldukça gollü geçeceği, ziyadesiyle gol atabilen Fenerbahçe ve alt ligden gelmesine rağmen parlak performansa sahip ve gol bulabilme konusunda hiç te fena sayılmayan Karabük'ün maçında goller havada uçuşacaktı. Nitekim iki takım da attıkları gollerin yanında fazla golü de kalelerinde görmekteydiler.

Maça yine erken bir golle başlayan Fenerbahçe daha 20. dk. dolmadan Alex'in fırsatçılığı ile bitirdiği pozisyonda skoru 2-0 yaptı. Bu tarz bir oyuna giriş ve yakalanan skor maç öncesi plan yapılsa en istenen türden plan olurdu sanırım. Karabük 2-0 geriye düştükten sonra dağılmadı, Fenerbahçe de o kısa zamanda yakaladığı 2-0'ın üzerine daha da coşmadı, aksine sakinleşti diyebilirim.
Hücum potansiyelini övdüğümüz Fenerbahçe maçın başında bulduğu gollerin dışında rakip kalede çok önemli tehlikeler yaratamadan maçı tamamladı. Aslında 2. yarının başında Karabük'ün Emenike ile yaptığı gol olmasa daha farklı bir ruh hali ile maç tamamlanabilirdi ancak tek fark her zaman tedirginliğe sebep olur. Gerçi Fenerbahçe istediği pozisyonlara giremezken Karabük'e de 2-1 sonrası ciddi tehlike yaratma şansı tanımadı. Özetle iki takımın da çok aksiyon yaratamadığı bir maç oldu, Fenerbahçe 3 puanla yoluna devam etti.

Rakip forvet Emenike için kısa birşeyler yazmak gerek sanırım. Geçen sezon 1.lig'de gösterdiği performans aslında bugünlerin sinyalini net bir şekilde veriyordu. Gayet kuvvetli, yeri geldiğinde süratli bir forvet, tipik Afrikalı desek hani çok kötü bir genelleme yapmamış oluruz bence. Dün maçın genelindeki kuvveti ve attığı goldeki sürati Yobo ve Lugano'yu oldukça zorladı. Karabük için çok başarılı bir transfer.

Fenerbahçe'de ise kaptan Alex dünkü golü ile üst üste 5. lig maçında gol atmayı başardı, takımı sürüklemeye devam ediyor. Yobo golde Emenike'yi kaçırdı fakat Stoch'un kaptırdığı top sonrası tek ayak üzerinde yakalandığını düşünüyorum nitekim maçın genelinde yine gayet iyi oynadı. Gökhan Gönül, Mehmet Topuz son dönemde belli bir istikrarı koruyorlar, Mehmet Topuz yine Alex'in golüne asist yapan oldu. Emre 1 ay aradan sonra döndüğü için zamana ihtiyacı var diye düşünüyorum, Stoch ve Niang ise yine çok istenen seviyede değillerdi ama takımın genel performansına bakıp ta kimseye yüklenmemek gerek.

Önümüzdeki h.sonu kupada grup ilk maçında kaybettiğimiz Ankaragücü deplasmanına çıkıyoruz. Ankaragücü'nün ligde aldığı istikrarsız sonuçlarla ne yaptığını anlayabilmek güç. Kadrolarında rakibe sorun yaratabilecek isimlere sahipler ancak Fenerbahçe için bir kez daha kazanmanın şart olduğu bir başka maç.