Arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2011 Cuma

Copa America 2011


Klasiktir, tek haneli yılların yaz sezonu futbolda büyük turnuvalar adına kurak geçer. Çift haneli yıllara denk gelen ve 2 senede bir heyecanına kapıldığımız Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası gibi büyük turnuvalara duyulan özlemin benim için en iyi alternatiflerinden biri ise Copa America. Milli takımlar seviyesindeki sempatimin Arjantin'e karşı olması da buna etki edenlerden bir detay.

Copa America bu gece TSİ 03.45'teki Arjantin - Bolivya maçı ile başlıyor. Ev sahibi Arjantin ve aramızda 6 saat fark var. Saat farkı nedeniyle maçlar ağırlıkla gece geç saatlere denk geliyor. 3 grupta 4'er takım şu şekilde dağılmış durumda;

A GRUBU: Arjantin, Bolivya, Kolombiya, Kosta Rika
B GRUBU: Brezilya, Paraguay, Venezuela, Ekvador
C GRUBU: Şili, Meksika, Peru, Uruguay

Turnuvanın Güney Amerika'ya ait bir turnuva olmasına rağmen kıta dışından misafirlerin davet edildiği de bilinir. Bu seneki misafirler Meksika ve Kosta Rika. Bunlar kimi zaman ABD kimi zaman ise Honduras oluyor.

Gruplarda ilk iki sırayı alanlar ve en iyi iki grup 3.sü çeyrek finale kalacaklar.

Arjantin'in 1993'ten beri kupaya hasret olduğunu fakat turnuvayı Uruguay ile beraber en çok kazanan (14) ülke olduğunu söyleyelim.

Güzel bir turnuva olmasını ve sonunda Arjantin'in kupayı kazanmasını dilerim.

4 Temmuz 2010 Pazar

Orta Sahada Yalnız Kalmak!


Arjantin için yine hüzün var ve bu kez çok ağır bir skor! 2006 dünya kupasından sonra yine çeyrek finalde Almanya ile eşleşme olunca Arjantin için rövanşı alma, 20 senedir ulaşamadığı yarı finale ulaşma ve 24 yıllık hasreti bitirmek için önemli bir engeli geçmekten bahsedilebilirdi.

Fakat bütün bunların olmasını çok zorlaştıran bir saha içi diziliş var. Arjantin için çok büyük bir efsane olan Maradona'nın takıma kenardan motivasyonu diye bahsederken saha içi teknik-taktik konularda sıkıntılardan bahseder olmuştuk. bana göre Maradona 2. turdaki Meksika maçına çıktığı orta saha ile Almanya karşısına çıkmamalıydı, Mascherano'nun tek kaldığı sağ ve solunda Maxi ile Di Maria olan orta saha Almanlara kaybeder, bunun kaçışı yok. Maradona ne yapabilirdi diye açarsak; ortada topu yönlendirebilen, takımın savunma-hücum dengesine ayar verebilecek Veron oyuna başlayabilir ve Mascherano ile yakın oynaybilirdi. bunun olması için Maxi kulübede başlayıp duruma göre daha sonradan düşünülebilirdi ki bu bahsettiğim düzen 4-2-3-1 şekline yakın bir diziliş. buraya işi sıkı tutmak adına Bolatti bile eklenebilir fakat Maradona orta sahadaki hücum potansiyeli çok olan adamlardan ve öndeki Tevez-Messi-Higuain 3'lüsünden vazgeçmedi.

Almanya'nın maçın hemen başında bulduğu gol bir duran top işi ve duran topun yaşandığı an sahadaki taktik dizilişin bir anlamı yoktur, herkes adamını alır, rakipten önce topu uzaklaştırmaya çalışır, kaleci dikkatlidir vs. fakat burada Almanlar ince bir kafa dokunuşu ile öne geçtiler, ardından Klose ile kaçan önemli bir gol, maçın içinde orta sahadaki kopukluk nedeniyle kapılan toplar ile kolayca rakip sahaya geçiş..Maradona'dan henüz bir müdahale gelmezken Arjantin 2. yarının yaklaşık ilk 20 dk.sı Almanya kalesine belirgin bir baskı kurmaya çalıştı. golü bu kısımda bulması gerekiyodu ancak başaramadılar ve Almanya'nın 2. golü ile maç koptu gitti ve sonunda ortaya kötü bir skor çıktı.

Almanya çok bariz bir sistem takımı buna karşın Arjantin ise Maradona'nın vazgeçmediği fazla hücumcu orta saha ile ancak bu kadar. maçı orta sahada kaybetmek bu olmalı. tabii maç başlamadan kimsenin beklemediği bir skor bu ancak aşağı yukarı bazı korkulan şeylerin de gerçeğe dönüşmesi bu şekilde oluyor. Meksika maçından sonra Maradona'nın farklı birşeyler üretmek için 6 günlük bir zamanı vardı ama o vazgeçmedi ve Arjantin bir kez daha kaybetti.

2 Temmuz 2010 Cuma

Çeyrek Final Tahminleri


Çeyrek finaller başlamak üzere..artık biraz üzgünüm belki turnuvanın en heyecanlı aşamalarına geldik ama sonunu da görmeye az kaldı. çeyrek finallerden ilk ikisi bu akşam oynanacak, onlar başlamadan 2. turda yaptığım gibi tahminlerde bulunayım (2. turda 8'de 6 tutmuştu - kendi kendime istatistik)

Hollanda - Brezilya
bir tarafta dünya kupasını en çok kazanmış, diğer tarafta bunu hiç başaramamış ama turnuvalar boyunca hep yukarıları zorlamış büyük takım sınıfında. futbolsever için güzel eşleşme. bu eşleşmede yarı final için kendi adıma net bir favorim olmasa da Brezilya'nın biraz daha ağır bastığı fikrindeyim. maçın uzatmaya, penaltılara gitme ihtimali dahil herşeye açık olduğu ortada. tahmin hakkımı biraz önde olduğunu düşündüğüm Brezilya'dan kullanıyorum.

Tahmin: Brezilya

Uruguay - Gana
turnuvanın başında çeyrek finalde bu iki ülke eşleşecek diye ortaya bir laf atılsa herkesler bir hadi canım sende tepkisi verirdi ama bu akşam 21.30'da santradalar. Uruguay dünya kupasının ilk düzenlendiği yıllara 2 şampiyonluk sıkıştırmış bir ülke, Gana ise dünya kupaları tarihinde çeyrek finale çıkabilmiş 3. Afrika ülkesi. gücünü mücadeleleri ile gösteren Ganalılar bir adım daha ilerisine gidip çıtayı oldukça yukarı çekmek isteyeceklerdir ama Uruguay'ın yarı finale daha yakın olduğunu düşünüyorum.

Tahmin: Uruguay

Arjantin - Almanya
işte tarafı olduğum merakla beklenen eşleşme. Almanya yine büyük bir turnuvada yukarılara tırmanmış durumda, Arjantin ise Maradona yönetiminde hasreti bitirmenin peşinde. 1990 finali ve 2006 çeyrek finalinin rövanşları alınacaksa zaman bu zamandır. bunu yapmak için Arjantin'in orta sahayı Almanya'ya kaptırmaması gerek. çok pis eşleşme, tahmini zor ama duygusallığı da katarak bu kez Arjantin diyorum.

Tahmin: Arjantin

Paraguay - İspanya
bir tarafın diğerine göre en belirgin ağır bastığı eşleşme. daha ziyade bir 2. tur eşleşmesi gibi. Paraguay'ın biraz direnmesi gerek, futbol bize bunun olabildiğini geçmişte gösterdi ancak yarı finale çok daha yakın duran taraf İspanya. Paraguay'ın bir gol sıkıştırması halinde muazzam da bir maç izleyebiliriz ancak sonunda İspanyollar yarı finale çıkarlar.

Tahmin: İspanya

26 Haziran 2010 Cumartesi

2. Tur Tahminleri İlk Bölüm


2010 dünya kupasında grup maçları tamamlandı ve artık 2.tur maçları başlamak üzere. futbolseverlerin eleme usulü olan bu tek maçlık eşleşmelere ilgisi daha bir fazla olur, 90 dk. olmazsa 120 dk. yine olmadı penaltılar futbolun tartışmasız büyük heyecanıdır.

2.turdan itibaren eşleşmelere dair tahminler ve bu eşleşmeler hakkında ufak analizler ile ön yorum tadında birşeyler yazmak istedim, ilk 4 eşleşme hakkındaki tahminler aşağıda;

Uruguay - Güney Kore
bu eşleşmede Uruguay bana göre bir adım önde, gruptan çıkarken kalelerinde gol görmediler ve her an golü koklayan bir forvetleri var, Diego Forlan. Güney Kore gibi futbola sonradan yatırım yapmış ülkelerin sahada mücadeleyi hiç bırakmadıklarını ve başarıya aç olduklarını söyleyebilirim ancak Uruguay biraz daha ağır basıyor.

Tahmin: Uruguay

ABD - Gana
Cezayir'e 90+ da attığı gol ile kupanın seyrini değiştiren ABD için gruptan çıkış hikayesi ilginç. son maçtan bir önceki Slovenya maçında da 2-0 geriye düştükleri maçı 2-2 yapmışlardı. Gana ise zor gruptan daha dengeli skorlar alması sayesinde çıktı. bu eşleşmede gözlemlediğim genel olarak ABD'nin favori olarak gösterilmesi fakat ben sonunda Gana'nın turu geçeceğini düşünüyorum.

Tahmin: Gana

Almanya - İngiltere
işte 2.turun en sert eşleşmesi, Almanya-İngiltere derby'si. bu eşleşmeyi Donovan'ın Cezayir'e 90+ da attığı gol ortaya çıkardı. grup performanslarını göz önüne alınca Almanlar herkesin biraz daha favorisi ancak bu bir eleme maçı ve rakip İngiltere. Almanya için her turnuvada bir turnuva takımı muhabbeti yapılır ve onlar da hakkaten yukarılara kadar gelirler bir şekilde. ben bu kez Almanlar açısından erken bir elenme bekliyorum, İngiltere'nin büyük turnuvalarda daha aç olmasına dikkat çekerek İngiltere diyorum..

Tahmin: İngiltere

Arjantin - Meksika
2006 dünya kupasında yine 2.turda eşleşen bu iki takımdan Arjantin ile duygusal bir bağım olduğu ortada. duyguları bir kenara bırakırsak Arjantin'in dünya kupasına olan hasreti, son kupayı kaldıran futbol efsanesi Maradona'nın bu kez kenardan, teknik direktör olarak bunu başarmayı istemesi ve takımın potansiyeli düşünülürse Arjantin Meksika'yı bir kez daha eler..

Tahmin: Arjantin

23 Haziran 2010 Çarşamba

Arjantin-Meksika Yine Eşleşti (fakat bu kez Maradona var)


2006 Dünya Kupasında da 2.turda eşleşmişler, Arjantin çok zorlanmış; Maxi Rodriguez'in ceza sahası dışı sağ çaprazından attığı muhteşem gol ile çeyrek finale çıkabilmişti..sonrası penaltı uzmanı Almanlara kaybedilen tur..

bugüne dönersek, Arjantin için turnuva iyi gidiyor, eskiden düşülen "ölüm grupları"nın aksine daha uygun olan bu grupta 3'te 3 yaparak yola devam edilirken genel anlamda topa hükmeden bir Arjantinden söz etmek mümkün. kupaya hasret olmak adına araya uzun zaman girmesinin de etkisi mutlaka vardır, tüm takım dünya şampiyonluğunu çok istiyor ve bunun için görünen bir çaba var grup aşaması geride kalırken.

bugün Yunanistan maçına teknik direktör Maradona ilk 2 maça göre ciddi bir rotasyon uyguladı ve şans bulan oyuncuların ciddiyeti, maç sonuna kadarki istikrarları olumluydu. bıkmadan kalabalık defans yapan Yunanistan'ı maçın son 15 dk.sında gelen gollerle geçtiler. hatırı sayılır önemli gol pozisyonlarına girdiler, hücum anlamında işler olumlu..

gollerde Maradona'nın kenardaki sevinci dikkatimi çekti..işte bu yukarıda bahsettiğim istek / arzu / kupaya hasret olma gibi unsurları kapsayan bir tepki gibi. maçın bitiş düdüğü ile Messi'ye sarılması, oyundan çıkan futbolcularını kenarda karşılaması ve mimikleri Maradona'nın Arjantine kattıkları ve daha niceleri..çocukluğumun ve futbolu izlediğim zamanların efsanesi dünya kupasını futbolcu olarak kaldırdıktan sonra şimdi teknik direktör olarak kaldırmanın peşinde..daha erken ve tek maçlık elemeler başlamak üzere..Meksika eşleşmesi kolay olmayacaktır ve 2006'nın rövanşını almak isteyeceklerdir ama Arjantin bu kez daha iyi ve Maradona kenarda!

son maçları tamamlanan A ve B gruplarında ortaya çıkan 2. tur durumu şöyle;

Uruguay - Güney Kore
Arjantin - Meksika

Fransa kendi içinde bu kadar kaos yaşarken gruptan çıksa ve hatta bugün Güney Afrika'yı yense şaşardım, ev sahibi de hiç değilse bir galibiyet ile veda etti ve sahada oynamadan ev sahipliğine devam, vuvuzela'ya selam..

18 Haziran 2010 Cuma

Dünya Kupasında 7. Gün


gruplarda 2. maçlarla beraber gol sayısı da belirgin bir biçimde artmaya başladı. burada artık temkinli / kontrollü olmak yerine grup içindeki dağılıma göre kazanmak gereği söz konusu.

turnuvanın 7. günü bir maçta toplamda en fazla golün olduğu (5) Arjantin - Güney Kore maçı ile başladı. Dünya kupası ile ilgili yorumlarda hücum hatttına dikkat çekilen canım ciğerim biricik Arjantin'im G.Kore maçında bu yorumlara gerekli reaksiyonu verdi. ilk gol duran toptan ceza sahasına yapılan Messi ortasında savunmadan sekerek ağlarla buluştu. sonrası ise Higuain imzalı hat-trick. bu da turnuvadaki ilk hat-trick olarak kayıtlara geçti. Arjantin'de problem olacak yer orta saha gibi, sakatlığı olan Veron yerine Maxi Rodriguez başladı. daha sert - zorlu maçlarda ortada defansif anlamda sıkıntı olabilir mi soru işaretini kenarda tutuyorum şimdilik.

grubun diğer maçında ilk maçların kaybedenleri Yunanistan - Nijerya oynadılar ve kazanan Yunanistan oldu. kırılma noktası Nijerya 1-0 önde iken ilk yarıda 10 kişi kalmaları ve tam devreye girerken Yunanistan'ın eşitliği yakalaması. ama bir kırılma noktası daha söyleyeyim biraz fazla olsa da, 2. yarıda Nijerya kontra atağında kaçan golün tarifi yok. orda öne geçemediler ve Yunanlılar uzaktan atılan şutun kaleciden sekmesine tiplenen golle kazanıp 2. tur için şanslarını devam ettirdiler. gruptan çıkmak için son maçta Arjantin ile oynarken, Nijerya - G.Kore maçını radyodan takip edecekler..

günün son maçında ise Meksika Fransa'yı 2-0 ile geçerek önemli bir iş yaptı. maçı hakettiler, daha çok mücadele edip birşeyler yapmaya çabaladılar. çabaladılar diyorum çünkü Fransızların çabasını göremedim ben. sanırım Fransa dünya kupası play-off'unda İrlanda karşısındaki o meşhur Thierry Henry elinin ceremesini çekiyor! 2002 dünya kupasındaki gruptan çıkamama performansına 2010'da da çok yakınlar ve yine gol atamıyorlar. Domenech'ten sonra Laurent Blanc ile tekrar bir ayaklanma yapmayı denemeleri gerek, şu an için durumları hiç iyi değil bence.

bugünün maçlarında ilk maç skorlarından dikkat çeken Almanya, biraz hayalkırıklığı yaratan Sırbistan karşısında. değişik bir maç gibi. kaçacak olmasından dolayı üzücü. diğer maçlar C grubundan önce Slovenya - ABD, akşam ise tunuvaya kötü başlayan İngiltere ile Cezayir arasında..

14 Haziran 2010 Pazartesi

İlk 3 Günün Ardından


2010 dünya kupasında 3 gün geride kaldı..hani kendi adıma turnuvaya tam konsantre olabilmiş değilim gibi bir his taşıyorum..neden böyle hissediyorum tam anlamadım ama maçların tamamını izleyememem bunda etkili sanırım.

mesela Arjantin'in yıllardan beri o kadar hastasıyım diye yazdım ama dün Nijerya maçını izleyeceğim yere 15 dk. geç girmek (heinze'nin kafa golünü canlı göremedim) ve Grup Yorum konserine gitmek için izlediğim yerden erken çıkmak (70.nci dk.) kaydıyla yarım yamalak izlemek te beni kötü etkiledi..maçı izlediğim kısımda Messi'nin sol ayak şık plaseleri ya çok az farkla kale direğini sıyırdı ya da Nijerya kalecisi Enyeama güzel hamleler ile topları çıkardı..bu Nijerya maçı grup aşamasında 1994 ve 2002'den sonra 3.ncü eşleşme idi ve kazanmak iyi oldu nitekim G.Kore'nin kazandığı maç günü aksi birşey iyi olmazdı.

bu arada maç kaçırmaktan dem vururken hafta içindeki bütün 14.30 ve 17.00 maçlarının da işyerinde olmak nedeniyle kaçacağını düşünürsek kendi adıma konsantreyi nasıl sağlarım bilemiyorum veya bence hiç kasmayayım bir şekil böyle gidecek bu yapacak bişey yok..

turnuvanın geride kalan ilk 3 gününde bana göre en dikkat çeken şey maçların bahis ağzıyla ALT bitmesiydi ki bu gece Almanlar Avustralya'yı 4-0 ile geçince bunu ilk değiştiren oldular..Tim Cahill'e 2.yarının başında gösterilen kırmızı kartın tamamen uydurulmuş bir kart olduğunu düşünmeme rağmen Almanya'nın Avustralya'yı başka bir skorla da olsa yeneceğini söyleyebilirim..bu son skorla da turnuvayı takip eden herkesin Almanlara bakışı hafif değişse de esas mevzunun 2.tur ve dolayısıyla eleme aşamasında başlayacağını söylemekle çok değişik birşey söylememiş olurum..Mesut'un performansını da beğendim ve hiç kimse de ahh bu çocuğu kaçırdık, Türk milli takımında oynardı ne güzel diye ağlamasın lütfen. Altıntoplar da Almanya'da oynayabilirdi, bu iş tercih ve erken hamle işi..neyse uzatmayayım..

yarın işteyken sürekli f5 yaparak takip edeceğim Hollanda-Danimarka ve bir kısmına f5 ile eşlik etmek durumunda kalacağım Japonya-Kamerun maçları E grubunun ilk maçları..akşam 21.30'da izleyebileceğim İtalya-Paraguay maçı da F grubunun ilk maçı.

vuvuzela'nın o kesintisiz sesi eşliğinde maçlara devam..

11 Haziran 2010 Cuma

Dünya Kupası Heyecanı

ve futbolu çok sevenlerin beklediği özel an geldi çattı..4 yıldır bugünü bekledik ve zaman yine çabuk geçti fakat bu kez bundan endişeli değil şimdilik mutluyuz. 1 ay boyunca deliler gibi maç izleyip, arkadaşlarla muhabbet sohbet, içilen biralar, sanki o ülkenin vatandaşı gibi tutulan takımlar..hiç bitmesin denilen türden 1 ay..

herkesin sevdiği - sempatizanı - taraftarı! olduğu bir (bazen kimilerinde birden fazla oluyo tabi ama doğrusu 1'dir) ülke vardır. bu benim için Arjantin. kendilerini çok severim ve 1990 İtalya'dan beri hastalarıyım. dönem olarak 1986 Meksika dünya şampiyonluğunu kaçırmam demektir bu, ama olsundur - 7 yaşında başka işlerle uğraşmaktan dolayı buna üzülmüyorum - Arjantin candır, ben bu dünya kupalarına şahit oldukça kendilerinin peşindeyimdir!

1 aylık heyecanın santrasına çok az süre kala, herkesin aklında güzel futbol anılarının kaldığı ve sonunda Arjantin'in dünya kupasını kazandığı (1990'dan beri 2 çeyrek final ve daha aşağısı hüzünlerinden sonra özledim artık valla yeter gelsin kupa!) bir turnuva olması dileğimle..