İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2010 Cuma

Grup Maçları Tamamlanırken


birazdan başlayacak G grubu ve akşam oynanacak H grubu maçları ile grup maçları sona erecek. Brezilya ve Portekiz'in gruptan çıktıklarını söyleyebiliriz, aralarındaki maç sadece sıralamalarını değiştirebilir ve dolayısıyla 2.tur eşleşmesini.

H grubunda ise herkesin favori gösterdiği İspanya Şili karşısında kazanmak zorunda, aksi takdirde bavullarını toplarlar. diğer maçta İsviçre Honduras ile oynuyor. Şili - İspanya maçı sıkı maç olacaktır diye tahmin ediyorum, mevcut baskı oyun üzerinde negatif etki yapabilir pek tabi.

geride kalan günün en çok konuşulan olayı doğal olarak İtalya'nın Slovakya'ya 3-2 kaybedip; grup sonuncusu olarak turnuvaya veda etmesi. son dünya şampiyonasının finalistleri de böylece bu turnuvada güzel bir istatistiğe imza attılar grup sonuncusu olarak. İtalya kadrosunun tartışılması gerek, bu kadar kötü bir sonuç olmasada turnuvada uzun süre kalamayacakları öngörülebilirdi. Fakat burada şöyle bir parantez açmak gerek maçın diğer tarafı için. bir önceki Slovakya yorumu içeren yazımda kendilerini pek bir eleştirmiş, gol atma konusunda oldukça etkisiz olduklarını düşündüğümü söylemiştim. gittiler savunması ile ünlenmiş (sonuçta kağıt üstünde böyledir) İtalya'ya 3 gol birden attılar. Vittek imzalı 2 gol var.

Fransa ve İtalya gibi takımların gruplarından çıkamamaları, İngiltere'nin grubunda ABD'nin son dk. golü ile 2. olması 2.turda pek tahmin edilmeyen eşleşmeler ve bir derby ortaya çıkardı. (ABD'nin bu son dk. golü kupanın seyrini değiştirmek için oldukça bir sebep!)

Almanya - İngiltere derby'si 2.tur için gayet sert görünürken bu akşamın tamamlanması ile bir 2.tur genel ön yorum yazısı yazmakta fayda olabilir.

21 Haziran 2010 Pazartesi

Dünya Kupasında 10. Gün


günün ilk maçında, F grubunda Slovakya ile Paraguay karşılaştılar. Paraguay maçın neredeyse tamamında kontrolü elinde tutarak 2 devreye de birer gol sığdırıp 3 puanı almasını bildi. gruptan çıkmak için çok önemli bir kazanç elde ettiler. Slovakya ise sahadaki görüntüsü ile pek bir fena. o eski Çekoslovakya ekolünün önemli güç kısmını Çek Cumhuriyetinde bırakmışlar gibi - gerçi Çek Cumhuriyeti burada yok ama ayrıldıktan sonra daha akılda kalır işler yaptılar - ve maçın herhangi bir bölümünde Paraguay'ı yenerler diyebilecek bir ışık vermediler.

grubun diğer maçında son dünya şampiyonu rütbeli İtalya rütbenin ağırlığını Yeni Zelanda karşısında taşıyamadı ve sahadan 1-1'lik beraberlik ile ayrıldı. maçın başında bana göre önce ince bir faul ardından ofsayt golü ile geri düştüler ardından devre ortasında penaltıdan (ki o şekil penaltılar Türkiye'de verilmiyo diye düşündüm izlerken) beraberliği sağladılar. kazanmaları için epey vakit vardı ama yapamadılar. uzaktan etkili şutları direğe veya Yeni Zelanda kalecisi Mark Paston'a takıldılar. İtalya'nın bence Pirlo'ya ihtiyacı var, Totti'ye de diyenler olabilir..

F grubunda son maçlar öncesi Paraguay 4 puan ile kaçarken ardından gelen İtalya ve Yeni Zelanda'nın herbir şeyi eşit. İtalya'nın gruptan çıkması kendi elinde, son maçta Slovakya'yı yenmeleri gerek.

günün son maçında G grubunda Brezilya ile Fildişi Sahili karşı karşıya gelirken futbolseverlerin bu maça dair daha bir çekişme beklentisi vardı ama Brezilya beklenenden daha kolay farka ulaştı, Elano yine gol attı (daha sonra sakatlanıp oyundan çıktı), Drogba skoru belirleyen kafa golünü atarken, Keita yurtiçindeki kandırma hareketlerinin uluslararası olduğunu ve kimseye özel bir tarifesinin olmadığını gösterdi. Brezilya'nın ilk 2 golüne imza atan Luis Fabiano'nun ilk golü çaprazdan tavana gayet şıktı bence, ayrıca 2. golündeki seri işleri de gayet güzeldi fakat son geçişte topu koluyla düzelttiğini düşünüyorum. Brezilya 6 puan ile 2.turu garantiledi.. bu grupta bugün Portekiz - Kuzey Kore oynayacak. Portekiz gruptan çıkacağım diyorsa bu maçı kazanmalı..veya son maçta gruptan çıkmış Brezilya'yı yeneriz diyorlarsa bilemem..

5 Haziran 2010 Cumartesi

Fiorentina'da Yeni Dönem

bir diğer sevdiğim / sempati duyduğum takım olan Fiorentina'da 2005-2006 sezonundan beri görevde olan Cesare Prandelli'nin dünya kupası sonrası İtalya milli takımının başına geçmesi nedeniyle bıraktığı teknik direktörlük pozisyonuna futbolcu ekolden gelen teknik direktör Sinisa Mihajlovic getirildi.

hayırlı olsun diyeyim ve Prandelli'nin takımı diplerden alıp gayet hatırı sayılır şekilde Serie A'nın yukarılarına taşımasına da vurgu yapayım..güzel işler yaptı, takımı 5 sezonda pozitif anlamda etkiledi bence ve bu teknik direktörlük çıkışının sonucu olarak İtalya milli takımının başına getirildi zaten.

Mihajlovic ilk anda doğru tercih mi diye emin olamazken yine de daha kafadan carlamayı sevmeyen bir yapım olduğu için bekleyelim, görelim modundayım..

şu anki mesleğine doğrudan bir etkisi yok fakat söylemekte de sakınca yok. kendisinin uzak mesafeli golleri, free-kick sayıları da meşhurdur..başarılar diliyorum..