Yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yargı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Yayın Yasağı!


Acele etmeseydiniz? Henüz 50. gün! İnsanların sırtlanların ağzında yem olmasına izin verseydiniz, biraz daha aşağılanmaları, toplum önünde "suçlu" olarak gösterilmeleri için olanak tanısaydınız.

Fenerbahçe'yi küme düşürmek için ne de güzel şike delilleri sunuyorlar, yargı sistemine kolaylık olsun diye mahkeme kuruyor, kararları kendileri veriyorlardı! Beraberce, muazzam bir disiplin ve koordinasyon içinde çalışıyordunuz?

Şimdi nereden çıktı bu yayın yasağı? Oysa Fenerbahçe Spor Kulübü'nün yayın yasağı talebini 5 Temmuz tarihinde basın özgürlüğüne vurgu yaparak, dosyada zaten kısıtlama kararının bulunması ve gizliliğin ihlalinin cezai yaptırıma bağlanmış olmasını gerekçe göstererek reddetmiştiniz. İyi ki de reddettiniz o yayın yasağını da bugün yayın yasağını uygulamaya koyduğunuzda durumunuz daha da belirgin hale geliyor. Zaten dosyadaki kısıtlamaya aynen uyuldu, gizliliğin ihlali de cezai yaptırıma uyacaktır bundan eminiz!

Peki neden yayın yasağı 22 Ağustos tarihinde getirildi? Aziz Yıldırım'ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yazdığı mektup ve bu mektupta vurgu yaptığı Savcı Mehmet Berk'in "Son 5 maçın sonucunu biliyorduk" sözlerine Savcının yalanlaması ardından Aziz Yıldırım'ın yalanlamanın yalan olduğuna dair bir mektubunun daha gelmesi Savcıyı rahatsız edince yasak geldi. Yok canım ne alakası var, yasak zaten gelecekti diyebilirsiniz. Eğer biraz vicdan sahibiyseniz dememelisiniz ama konu Fenerbahçe olunca ne vicdan kalıyor ne de akıl!

Savcı Mehmet Berk'in medyada çarşaf çarşaf halka empoze edilen Fenerbahçe'nin son 5 maçının skorlarını bildiklerini o dönem yalanlamaması da pek bir enteresan değil mi?

İstediğiniz gibi at koşturuyor, rüzgarın yönünü istediğiniz gibi değiştiriyorsunuz.

Lakin Fenerbahçe taraftarının hafızası kuvvetlidir, yayın yasağının uygulanmadığı tarihle yayın yasağını uygulayalım dediğiniz tarih aralığını unutmaz!

5 Ağustos 2011 Cuma

Siz Bizi Salak Mı Sanıyorsunuz?


Yoksa kendinizi gerçekten çok zeki mi sanıyorsunuz?

3 Temmuz tarihinden beri emniyet ve medya gücü ile gayet koordineli yürüttüğünüz "şike operasyonu" bir işe kalkıştık ama sonunu getiremiyoruz'un bir tezahürü şeklinde. Sonunu bir şekilde getirirsiniz de insanları salak yerine koyamazsınız!

Gizlilik ilkesi var dediniz, emniyet ile medya arasında paslaşarak bilgi sızdırdı. Operasyonda kendine misyon edinmişler gazetelerinin köşesinde istediklerini yazdı, delilleri bildiklerini, sayfa sayfa okuduklarını söylediler. Bunların kime, neye hizmet ettiğini, sürece kimin tarafından destek verdiğini, halka neyi empoze ettiğini anlamadık sandınız veya belki anlamazlar diye varsaydınız.

Futbolu temizleyeceksiniz ya, güç sizde ya; her yaptığınız normal karşılanacak, kimse sesini çıkarmayacak! Sesini çıkaranlara da gaz bombası atacaksınız, gerekirse mermi kullanabilirsiniz diye telsizden anons yapacaksınız!

Başlattığınız operasyon üzerinden 1 ay geçmiş, bakın sadece Fenerbahçe'ye dokunmuyoruz diye göstermek için Galatasaray'ın tesislerinde, Bülent Tulun'un evinde, Adnan Polat'ın ofisinde arama yaptınız. Dediniz ki 2005-06 sezonunun son haftasındaki Denizli - Fenerbahçe maçında teşvik primine dair belgeler var. Biz neyin ne olduğunu, o maça dair nelerin döndüğünü bilmiyor muyuz? Şimdi mi aklınıza geldi dümenden 1 ay sonra arama yapmak, ifade almak. Üzerinden 5 sene geçmiş, senin şike operasyonun başlayalı 1 ay olmuş, ortada belge kalacak, delil bırakacaklar da seni onu bulacaksın. Bülent Tulun da ondan sonra emniyette verdiği ifadesinin ardından "kendi arabamla geldim, kendi arabamla gidiyorum" diyecek. Belediye otobüsü ile gelip; metrobüs ile dönmeyecek tabi.

Siz gerçekten bizi salak mı sanıyorsunuz? Yaptığınız bu "bakın Galatasaray da yapmış, onu ortaya çıkarmaya çalışıyoruz" gösterisini yiyeceğimizi mi sandınız? Kendinizi o kadar zeki sanıyorsunuz ki bir gece önce sorgulama ve ifade tutanaklarını alenen sızdırıyorlar, gizlilik ilkesi olan soruşturmaya dair bu tutanaklar internetten indirilebiliyor! Skandallardan skandal beğenmek istesem ben bunu beğenirim; sizin de yüzünüz olsa biraz kızarırsınız, utanırsınız. Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi hayata devam etmezsiniz, o müthiş gündem bölme veya paylaştırma taktiklerinize Galatasaray'ı da yalandan işin içine aldık hamlesine girişmezsiniz.

Eğer zaten gerçekten eskiye dönük bir şeyler ortaya çıkarmak isterseniz yolunuz uzun, şimdiden kolaylıklar dilerim!

Bir gece önce internete düşen sorgulama tutanak kayıtlarındaki komedi ötesi sorulara ise yazının uzamaması için şimdilik birşey demiyorum.

Fakat, 3 porsiyon döner de yenmez hakikaten, alenen şike olur, ayıp kaçar!